Diyarbakır’ın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Merkez Sur ilçesinin Lalebey Mahallesi’nde bulunan Sinek Fırını, konumu ve tarihi geçmişiyle yüz yıllar öncesinden günümüze ekmek pişirme kültürünü taşıyor.
Sur ilçesinde, halk arasında "Sinek Fırını" olarak
bilinen ve resmi kayıtlarda "Lalebey Fırını" adıyla geçen tarihi
fırın, yalnızca ekmeğiyle değil, taşıdığı kültürel miras ve işletmecisi Zeki
Çelik'in yaşam öyküsüyle de dikkat çekiyor.
53 yaşındaki Zeki Çelik, üç üniversite mezunu olduğunu,
dördüncü üniversitede eğitimine devam ettiğini belirterek, "Okumanın yaşı
yok. Kendimi geliştirmeye devam ediyorum ama aynı zamanda bu tarihi mirası da
yaşatmaya çalışıyorum" dedi.
"Resmi Adı Lalebey, Gerçek Adı Sinek Fırını”
Fırının resmi evraklarda "Lalebey Fırını" olarak
geçtiğini söyleyen Çelik, halkın ise burayı yıllardır "Sinek Fırını" olarak
bildiğini ifade etti. Çelik, bu ismin kökenini şöyle anlattı:
"Burası geçmişte 'Sinek Pazarı' olarak biliniyordu.
Fırınımız hem Lalebey Mahallesi hem de Puşucu Sokak arasında yer alıyor.
1960'lardan önce bu bölge Sinek Pazarı diye anılırdı. Meryem Ana Kilisesi'nin
çevresi o dönem kuyumcuların, ipekçilerin, kumaşçıların, nalbantların ve birçok
zanaatkârın bulunduğu büyük bir ticaret merkeziydi. Fırınımızın adı da o
dönemden bugüne geldi."
"Diyarbakır’ın İlk Fırını”
Fırının geçmişinin resmi kayıtlarda 1864 yılına dayandığını
belirten Çelik, yapının aslında çok daha eski olduğunu savundu.
"Kim ne derse desin, buranın Diyarbakır'ın ilk fırını
olduğuna inanıyoruz. Elimizde eski fotoğraflar var. Eskiden fırına üç basamak
aşağı inilirdi, restorasyondan sonra üç basamak yukarı çıkılıyor. Çocukluğumda
100 yaşını aşmış Ermeni Yusuf Amca ile tanışmıştım. O da buranın Diyarbakır'ın
ilk fırını olduğunu anlatırdı. Bu bilgiyi kendi babasından duyduğunu
söylerdi."
Fırının yanında yaklaşık 6 bin yıllık olduğu belirtilen
tarihi bir taş bulunduğunu da dile getiren Çelik, bu alanı tarihi kemer
taşlarıyla düzenlemek istediklerini ancak maddi imkânlarının yetersiz olduğunu
söyledi.
İpek Üretiminin Kalbinde
Sinek Fırını'nın hemen arkasında Diyarbakır'ın ilk ipek
üretim tesislerinden birinin bulunduğunu anlatan Çelik, fabrikanın bir
bölümünün hâlâ ayakta olduğunu belirtti.
Reklam Alanı
"Burası geçmişte ipek kozasından üretim yapılan önemli
bir merkezdi. Fabrikanın bir bölümü bugün hâlâ ilk haliyle duruyor. Bu da
bölgenin geçmişteki ticari önemini gösteriyor."
Kaybolan Ekmek Kültürünü Yeniden Yaşatıyor
Çelik, yalnızca tarihi korumakla kalmadıklarını, unutulmaya
yüz tutan Diyarbakır ekmeklerini de yeniden üretmeye başladıklarını belirterek,
“Diyarbakır'ın eski halka ekmeğini yeniden yapıyoruz. Eskiden halk daha çok
açık ekmek tüketirdi. Bunun yanında yağlı ekmeğimiz, Mardin'in ince tırnaklı
ekmeği ve Siverek usulü kahvaltılık ekmeklerimizi de üretiyoruz. Yağlı
ekmeğimizin lezzetini yiyen herkes fark ediyor” dedi.
"Kapanmanın Eşiğindeydik”
Bir dönem fırının kapanma noktasına geldiğini anlatan Çelik,
yerel işletmelerin desteğiyle yeniden ayağa kalktıklarını ifade ederek,
"Gültekin Kahvaltılık ve Erdebil Köşkü gibi işletmeler bize destek verdi.
Onlar sayesinde daha fazla kişiye ulaştık. Eskiden iki kişi çalışıyorduk, şimdi
altı kişiyiz. Talep arttıkça kadromuzu büyütmeyi hedefliyoruz." diye
kaydetti.
Sabah 04.30'da açılan fırının akşam 19.30'a kadar sıcak
ekmek çıkardığını belirten Çelik, mahalle kültürünün de sürdüğünü anlatarak,
“Evinde hamurunu yoğurup bize getirerek ekmeğini pişiren çok sayıda insan var.
Bu, Diyarbakır'ın eski geleneklerinden biri ve hâlâ yaşatılıyor. Kapımız bütün
mahalleliye açık” diye konuştu.
"3 Üniversite Bitirdim, 4’üncüsünü Okuyorum”
Hayat hikâyesiyle de dikkat çeken Zeki Çelik, iktisat ve
kamu yönetimi eğitimi aldığını, emlak yönetimi ile ev idaresi programlarını
tamamladığını, iş güvenliği alanında ise eğitimine devam ettiğini söyledi.
Daha önce sürücü kurslarında öğretmenlik yaptığını ve emekli
olduğunu anlatan Çelik, "Ben 53 yaşındayım. Evliyim, beş çocuk ve üç torun
sahibiyim. Okumanın yaşı yok. Bir yandan eğitimime devam ediyor, diğer yandan
Diyarbakır'ın yüzlerce yıllık ekmek kültürünü yaşatmaya çalışıyorum."
ifadelerini kullandı.