Eski model bir kamyonet... Arkasında tonlarca hurda, üstünde ise hiçbir koruyucu donanımı, reflektörü ya da kaskı olmayan, akan trafiğin hızına göğüs germeye çalışan Dom emekçiler. Şehrin her caddesinde karşımıza çıkabilecek olan bu manzara aslında Türkiye’nin en zor iş kollarından biri. Ancak Domların yaşadığı kazalar ve yaralanmalar ne ana akım medyanın gündeminde görülüyor ne de resmi iş kazaları kayıtlarında yer alıyor.

Domların atık toplayıcılığından hurdacılığa kadar bu tarz mesleklere yönelmesinin arka planında derin ve yapısal bir dışlanma bulunuyor. Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Roman Araştırmacı - Aktivist Cumur Ülker Domlar için resmi istihdam kanallarının kapalı olduğuna dikkat çekerek sistematik ayrımcılığa dikkat çekiyor:
“Bugün Domların güvenceden yoksun sokak işlerinde, hurda kamyonetlerinin arkasında görülmesi tarihin eski yıllarından bugüne kadar gelen sistematik ayrımcılığın en açık göstergelerinden biridir. Bir Dom olarak marketlerde, fabrikalarda ve diğer resmi kurumlarda düzenli iş bulabilmek neredeyse imkansızdır. Bu insanlar özel sektördeki ya da kamu sektöründeki işlere başvurduklarında eskiden beri var olan ayrımcı kalıplara ve kurumsal ön yargılara maruz kalıyorlar. Ya başvuruları reddediliyor ya da işe alındıktan sonra kimliklerinin öğrenilmesiyle mobbing ve dışlanmaya maruz kalıyorlar.

Hem eğitimde hem çalışma hayatında maruz kaldıkları bu dışlanmalar Domlara alternatif bir geçim kaynağı bırakmayarak onları en tehlikeli ve en güvenceden yoksun alanlara itiyor. Atık toplayıcılığı ve hurdacılık Domlar için kültürel bir seçim değil hayatlarını devam ettirmek için mecburi bir yol durumundadır. İnsanların etnik kimliklerinden dolayı resmi iş piyasalarına alınmalarına engel olmaları ve güvencesiz iş piyasalarına itilmeleri açık bir insan hakları ihlalidir. Bu durum bölgesel koşullarla birleştiğinde çok daha kötü bir hal alıyor.”
Raporlarda Karşılaşmadığımız "Görünmez" Sakatlıklar
Sokaklardaki tanıklıklar resmi istatistiklerin Domların yaşadığı iş kazalarına karşı bir bakıma kör olduğunu ortaya koyuyor. Hurda yüklediği sırada trafikteki arabaların çarpması nedeniyle uzuvlarını kaybeden onlarda Dom genç var. Ne yazık ki bunların kayıtlara bir iş kazası olarak geçtiğini göremiyoruz.
Bu görünmezliklerin temelinde Domların toplumsal hayattaki dışlanmışlıkları yatıyor. Sosyal güvencenin olmaması ve kurumlara güvenilmemesi yaşanan kazaların üstünün örtülmesine neden olurken Domlar kalıcı yaralanmalar ve ölüm gibi durumlarında tazminat gibi sosyal güvencelerin tamamen dışında kalıyor.

Güneydoğu Anadolu'da Katmerlenen Güvencesizlik








