Diyarbakır'da düzenlenen tarım çalıştayında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Önümüzdeki dönemde süreç daha ileri bir noktaya taşınacak" dedi.
Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi işbirliğinde, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı” başladı. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eski Bakan ve TARPOL Başkanı Mehmet Mehdi Eker, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba inan, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, milletvekilleri, DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, akademisyenler, üreticiler, sanayiciler, kamu ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı.
Mehmet Kaya: Kalıcı Barış İçin Ekonomik Kalkınma Zorunludur
DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, katılımcıları Türkçe ve Zazaca selamlayarak, “Barış sürecinin devam ettiği bir ortamda en önemli gücümüzden biri olan tarım ve tarımsal sanayinin bundan sonraki sürecini doğru oturtmak ve doğru bir şekilde kanalize etmek için 2 günlük bir çalıştay organize ediyoruz” dedi.
Diyarbakır'da Hollanda Örneği
Tarımda geleneksel yöntemlerin dışına çıkılması gerektiğini vurgulayan Kaya, Diyarbakır’ın potansiyelini Hollanda örneği üzerinden anlattı. Kaya, şöyle devam etti:
“120 milyar euroya yakın ihracatı olan Hollanda’nın sulanabilir arazisi 9 milyon dönüm. Diyarbakır’ın ise 4 milyon 200 bin dönüm sulanabilir arazisi var. Kralkızı, Dicle ve Silvan barajlarının suladığı alan 3 milyon 750 bin dönüm. Bu rakamlar Diyarbakır’ın ciddi bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Ama doğru yapmamız lazım. Hollanda bunu tahıldan yeni nesil üretime geçişle bunu sağlamış. Biz de teknolojiyi ve yeni üretim sistemlerini getirerek bu başarıyı Diyarbakır merkezli ve bölgeyi de kapsayacak şekilde bir pozisyona koyabiliriz.” Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ile birlikte üzerinde çalıştıkları “çılgın projeye” dikkat çeken Kaya, “Kralkızı, Dicle ve Silvan barajlarının sulama alanlarında TPAO’nun geçmişte petrol aradığı ve kapattığı yaklaşık 3 bin noktada sıcak su bulunuyor. Bu bizim için önemli bir fırsat” diye konuştu.
Konuşmasının sonunda ekonomik kalkınmanın toplumsal barışla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Kaya, “Şekeri, unu, yağı var ama helvayı yapmak gerekir. Barışın kalıcı olması için ekonomik kalkınmayı ve sosyal yaşamı güçlendirmemiz gerekiyor” dedi.
Engin Yeşil: Sözleşmeli Tarım Modeli Zorunluluktur
ardından söz alan Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil de bölge tarımının geleceğine yön vermek amacıyla düzenlenen çalıştayın önemine dikkat çekerek, “Burada özellikle altını çizmek isterim ki; Türkiye’nin tarımda sürdürülebilirliği sağlaması, üretimde istikrarı yakalaması ve küresel rekabette güçlenmesi için sözleşmeli tarım modeline daha güçlü ve yaygın bir şekilde geçmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Sözleşmeli üretim; üreticiyi koruyan, sanayiciye güven sağlayan ve piyasalarda öngörülebilirliği artıran en önemli araçlardan biridir. İklim değişikliği, su yönetimi ve dijitalleşme gibi başlıklarla birlikte ele alındığında, bu dönüşüm yalnızca tarımı değil, bölgesel kalkınmayı da doğrudan etkileyecektir. Temennimiz; burada ortaya konulacak görüşlerin somut adımlara dönüşmesi ve güçlü bir yol haritası oluşturmasıdır” dedi.
Galip Ensarioğlu: Yaşanan Sıkıntılar İlimize Büyük Kayıplar Yaşattı
Diyarbakır, tarım ve hayvancılık açısından son derece önemli bir merkezd olduğunu vurgulayan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ise şunları dile getirdi: "Son yüzyılda, özellikle son 40–50 yıllık süreçte yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Diyarbakır ciddi anlamda gerilemiştir. Oysa Osmanlı döneminde ve daha önceki yüzyıllarda Diyarbakır; Bursa, İstanbul ve İzmir gibi önemli bir sanayi ve üretim merkeziydi. Yaşanan sıkıntılı süreçler ilimizin büyük kayıplar yaşamasına neden olmuştur.
"Bugün Yaralarımızı Sarıyoruz, Diyarbakır'ı Hak Ettiği Konuma Taşıyoruz"
Bugün ise yaralarımızı sarma ve Diyarbakır’ı yeniden hak ettiği konuma taşıma zamanıdır. GAP kapsamındaki yatırımlar, hepimizin bildiği gibi onlarca yıldır devam eden projelerdir. Örneğin, Diyarbakır’da yapılan Kralkızı-Dicle Barajı uzun yıllar önce tamamlanmasına rağmen suyun toprakla buluşması gecikmiştir. Ana ve yan kanalların tamamlanamaması, bölgedeki güvenlik sorunlarıyla da yakından ilişkilidir. Yine Silvan Projesi, yaklaşık 15 yıl önce temelleri atılan ve Diyarbakır için hayati öneme sahip bir projedir. Sizin de ifade ettiğiniz gibi bu proje “Diyarbakır’ın çılgın projesi”dir. Ancak uzun süre tamamlanamamıştır. Sizin göreve gelmenizin ardından, sayın milletvekillerimizle birlikte yaptığımız ziyaretlerde bu gecikmeleri arz ettik. Deprem, tasarruf tedbirleri ve diğer zorluklara rağmen; gecikmiş yatırımların aslında en pahalı yatırımlar olduğunu ifade ettik. Çünkü bu projeler tamamlandığında, yapılan harcamaların çok kısa sürede geri dönüş sağlayacağı açıktır.
"Diyarbakır Ortadoğu Pazarını Taşıyacak Kapasitede"
Ayrıca hemen yanı başımızda, üretim kapasitesi sınırlı olan ve yıllık yaklaşık 30 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan büyük bir Ortadoğu pazarı bulunmaktadır. Bu pazarın önemli bir kısmının ihtiyacını Diyarbakır ve bölgemiz karşılayabilecek potansiyele sahiptir.Türkiye’nin yeni dönemde yakaladığı olumlu atmosferde, bu çalıştayın düzenleniyor olması da son derece anlamlıdır. İnşallah bu süreç, bölgemizin kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır."






