Van’da şüpheli şekilde hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, Van YYÜ Rektörü Hamdullah Şevli ile yeğeni Enes Şevli’den alınan DNA örneklerinin yalnızca kan örneğiyle sınırlı kaldığını ve bu nedenle yeterli olmadığını savundu. Karabulut, daha kapsamlı biyolojik örnekler alınması için yeniden başvuru yaptıklarını açıkladı. Soruşturma kapsamında ayrıca İngiltere’den özel bir cihaz getirilerek flu kamera görüntülerinin incelenmesi, PTS taramasının genişletilmesi, telefon ve HTS kayıtlarının araştırılması yönündeki talepler de gündemde. Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor.
Soruşturmanın aile avukatı Abdurrahman Karabulut, dosyada son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Karabulut, soruşturma kapsamında alınan DNA örneklerinin kapsamına ilişkin yeni ayrıntılar paylaşırken, kamera görüntülerinden telefon incelemelerine, PTS kayıtlarından HTS ve baz istasyonu verilerine kadar birçok başlıkta yeni taleplerinin bulunduğunu açıkladı.

DNA Örnekleri Alındı, Avukat “Yetersiz” dedi
Kamuoyuna yansıyan DNA örneği alınmasına ilişkin açıklama yapan Karabulut, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli ile yeğeni Enes Şevli’den alınan örneklerin yeni alınmadığını, söz konusu örneklerin Mayıs ayında alındığını söyledi. Alınan örneklerin yalnızca kan örneği olduğunu belirten Karabulut, bunun kapsamlı bir DNA incelemesi açısından yeterli olmadığını savundu. Karabulut, Rojin Kabaiş dosyasında kıl, kıl kökü, tüy ve ter gibi farklı biyolojik örneklerin de incelenmesi gerektiğini belirterek, geniş kapsamlı DNA incelemesi talebiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeniden başvurduklarını açıkladı.
“DNA Sonucu Olumsuz Geldi” Açıklaması
Karabulut, Mayıs ayında alınan kan örnekleriyle ilgili inceleme sonucunun da dosyaya ulaştığını belirtti. Avukat Karabulut’un aktardığına göre, yapılan incelemede herhangi bir eşleşme tespit edilmedi. Ancak Karabulut, yalnızca kan örneği üzerinden yapılan bu incelemenin soruşturmadaki soru işaretlerini gidermek için yeterli olmadığını savundu. Bu nedenle yeniden başvuru yaptıklarını belirten Karabulut, daha geniş kapsamlı biyolojik materyaller üzerinden DNA incelemesi yapılmasını talep ettiklerini ifade etti.
Rektörün Telefonu İçin De İnceleme Talebi
Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA incelemesinin yanı sıra dijital veriler de yeniden gündeme geldi.Karabulut, daha önce savcılığa sundukları dilekçelerde bazı kişilerin cep telefonlarına el konulması, telefon içeriklerinin incelenmesi, HTS kayıtları ile baz istasyonu verilerinin araştırılması yönünde taleplerde bulunduklarını söyledi.
Karabulut, özellikle 5 Ağustos tarihinde yapılan başvuruda Van YYÜ Rektörü Hamdullah Şevli’nin telefonunun incelenmesini talep ettiklerini belirtti. Soruşturma kapsamında bu talebin hukuki sürecinin devam ettiği bildirildi.
Güvenlik Görevlilerinin Telefonları Da Gündemde
Dosyada olay günü görev yapan özel güvenlik görevlileriyle ilgili de yeni bir hukuki girişim hazırlanıyor. Karabulut, güvenlik görevlilerinin cep telefonlarına el konulması, telefon kayıtlarının incelenmesi ve HTS ile baz istasyonu verilerinin araştırılması yönünde yeni talepler sunacaklarını açıkladı.
İngiltere’den Özel Cihaz Getirilecek
Soruşturmadaki en dikkat çekici başlıklardan biri de kamera görüntülerine ilişkin oldu.
Dosyanın siber bilişim uzmanına tebliğ edildiğini açıklayan Karabulut, olay gününe ait net olmayan ve flu görüntülerin daha ayrıntılı şekilde incelenebilmesi amacıyla İngiltere’den özel bir teknolojik cihaz getirileceğini söyledi. Karabulut, söz konusu cihazla görüntülerdeki ayrıntıların daha net hale getirilmesinin hedeflendiğini belirterek, elde edilecek yeni değerlendirmelerin Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün yaşananların aydınlatılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Dosya kapsamında ayrıca HTS baz istasyonu kayıtları ile kamera verilerinin yeni uzman değerlendirmeleriyle yeniden ele alınması talep ediliyor.
PTS Kayıtları İçin “09.00’dan Başlatılsın” Talebi
Soruşturmanın önemli başlıklarından biri de Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları. Karabulut, daha önce kolluk tarafından yapılan PTS incelemesinin yeterince geniş kapsamlı olmadığını savundu. Olay günü 19.00 ile 20.30 saatleri arasında yaklaşık 7 bin aracın incelendiğini belirten Karabulut, araçların ön camlarından eşkal tespiti yapılmaya çalışıldığını ifade etti. Ancak avukata göre hareketlilik yalnızca akşam saatleriyle sınırlı olmayabilir. Bu nedenle savcılığa, PTS taramasının Rojin Kabaiş’in kaybolduğu köy bölgesinde olay günü sabah saat 09.00’dan itibaren başlatılması yönünde talepte bulunuldu. Karabulut, daha erken saatlerde bölgeden geçen araçların da incelenmesi gerektiğini savundu.
Şifreli Telefon Krizi: "Açamıyorlar Değil, Ticari Kaygılarla Açmıyorlar"
Kabaiş’e ait cep telefonunun çözümü için Çin ve İspanya’dan yanıt beklenmesini büyük bir zaman kaybı olarak nitelendiren Karabulut, üretici firmaların uluslararası ticari itibarlarını korumak adına şifre çözme süreçlerine direnç gösterdiğini ileri sürdü. Karabulut, "Piyasaya 'güvenlik kalkanı kırılamaz' reklamıyla sürülen bir markanın şifresinin açılması ticari itibarını çökertir. Telefonu açamıyorlar değil, uluslararası ticari kaygılar nedeniyle bilerek açmıyorlar" değerlendirmesinde bulundu. Karabulut, telefonun açılmasının soruşturmanın seyrini değiştirebilecek dijital verilere ulaşılması açısından önemli olduğunu savundu.
“Dijital ve İdari İhmaller Araştırılmalı”









