YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Yozgat İl Başkanlığı Ön Seçimi'nde açıklamalarda bulundu.
“Bugün partimiz için önemli, günü geldiğinde hatırladığında Türkiye siyaseti için de çok kıymetli ve geri dönülemez bir adımı hep birlikte atıyoruz” diyen Özel “YENİ Parti kurulmadan önce üyelerimize, ‘Tüzüğümüzde ne değişsin?’, ya da ‘Bu partinin üyeleri ile bütünleşmesi için, daha etkili siyaset yapması için ne gerekir?’ diye konuştuğumuzda hep delege sisteminden şikayet edilir ve üyelerin doğrudan söz sahibi olması talep edilirdi. Ancak buna çok kestirmeden, ‘Siyasi Partiler Kanunu buna izin vermez’ diyerek yanıtlar verilir ve hepimizin bildiği, kendimize haksızlık etmeyelim, mahallelerde, sandık kurduğumuz büyükşehirlerde, olanaklı olan ilçelerde delegelerimizi mümkün olduğu kadar seçimle tespit ettiğimiz ama sonucundan kimsenin memnun olmadığı bir sistem vardı” diye konuştu. Özel özetle şunları söyledi:
Buradan açıkça söylemek isterim. Örneğin Yozgat’taki AK Parti’nin üyelerine, MHP’nin üyelerine, sesimin ulaştığı Türkiye’deki diğer partilerin üyelerine şunu söylemek isterim. Partiye üyesiniz, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin o üyeye il başkanı, ilçe başkanı, genel başkan sorduğunu duydunuz mu? Bir yerde oturulur, Siyasi Partiler Kanunu’nun gerektirdiği delege işlemleri elle yazılır. Sonra salonlarda kimin, nasıl belirlediği bilinmeyen delegelerin hızlı yaptığı kurultaylarla Ankara’dan sayısı teke indirilmiş ilçe başkanları, il başkanları belirlenir ve dakikalar içinde o kongreler tamamlanır geçer. Biz daha demokratiğini yapmaya çalışırdık ama aksar dururdu. Şikayet çoktu. YENİ Parti kurulduğunda bize sordular, ‘YENİ Parti’de ne olacak yeni?’ Dedik ki ‘Baştan aşağı yepyeni olacak.’ Bir kere bu partinin eskisi yok. Bu partinin kıdemlisi, kıdemsizi yok. Hepimiz yeniyiz, hepimizin ruhu yeni, yürüdüğü yol yeni, hedefi belli, iktidar yolunda yepyeni bir yürüyüşü hep beraber başlatıyoruz. İlk grup toplantısında müjdeledim. Dedim ki ‘Her ne kadar Siyasi Partiler Kanunu doğrudan cevaz vermese de biz belki biraz yorularak, biraz fazla çalışarak bu işi bambaşka bir yere getireceğiz.’ Elbette örneğin gelecek hafta Yozgat’ın resmi kongresi yapılacak ve Siyasi Partiler Kanunu’nun talep ettiği delegeler bu salonda yine usulüne uygun oylar kullanacaklar. Ama biz o salonda kimin il başkanı olduğunu doğrudan, bütün üyelerimizle bir hafta önce yapacağımız bir ön seçimle belirleyeceğiz. Orada demokratik bir yarış olacak ve bu partide üye söz, yetki ve kararın sahibi olacak. İlçe başkanını üye seçecek, il başkanını üye seçecek, genel başkanı üye seçecek.
“Tarihi ilk adımı Yozgat’tan sizinle birlikte atmak istedim”
Bundan 15 gün önce uçaktan indim, İzmir’de ayağımı bastığım ilk ilçe Gaziemir. Oranın ilçe kongresine gittim. İlçe kongresinde iki aday yarıştılar; yarışın sonunda biri kazandı, diğeri kaybetmedi. Çünkü üye artık böyle şeylere izin vermez. Birisi daha çok oy aldı, biri daha az oy aldı ama orada YENİ Parti kazandı. Ardından Bornova’da ve Manisa’da kendi ilçemde, ertesi gün Balıkesir’de, akşamüstü İstanbul’da ilçe kongrelerine katılarak üyelerimizin coşkusuna tanık oldum. Şimdi bu hafta, şu dakikalarda tüm Türkiye’de il başkanlıkları seçimleri için 830’un üzerinde örgütlendiğimiz ilçenin üyelerinin geldiği, adayları dinlediği toplantılar yapılıyor. Yarın herkes kendi ilçesine gidecek, buraya gelen, gelemeyip ilçesinde olan, kendi ilçesinde kurulacak sandıkların başına varacak ve attıkları oylarla il başkanlarını belirleyecekler. Ben bu tarihi ilk adımı Yozgat’tan sizinle birlikte atmak istedim. Hepinize hayırlı, uğurlu olsun. Bugün milletimizin önüne koyduğumuz yeni siyasetin, yani üyenin söz, yetki, kararın gerçek sahibi olduğu yeni siyaset anlayışının ilk adımını Yozgat’ta hep birlikte atıyoruz. Biliyorsunuz, partimiz normal şartlarda, güle oynaya ve kendiliğinden kurulmadı. Türkiye’nin kurucu partisi ve Türkiye’nin kurulduğu gün birinci partisi, son seçimlerin birinci partisi, 47 yıl sonra son yapılan seçimlerin birinci partisi, AK Parti’yi ilk kurulduğundan beri ilk kez yenen son seçimlerin partisi, bizim partimiz; maalesef iktidarın görevlendirdiği birtakım yargı mensuplarının hiçbir kurala, kanuna dayanmayan, bütün partiler kabul ediyor ki Türkiye siyasi tarihinde olmamış ve olmayacak olan, olacak olsa bütün sistemi darmadağın edecek olan saçma sapan bir butlan kararıyla elimizden alınıp, seçilmişler gönderilip, sizin seçtikleriniz gönderilip yerine seçilmemişlere, kazanmamışlara, yenilgiye alışmışlara teslim edilmeye kalktı.
"Milletin gösterdiği yolda yürüdük"
İlk önce partimiz için büyük bir mücadeleye giriştik. İlk andan itibaren Yozgat ki partimizin aldığı mütevazı oylardan, partimizin Yozgat’taki oy oranından, üye sayısından dolayı Türkiye’de zaman zaman da haksızlığa uğrayan, birilerinin uzaktan eleştirdiği ama benim potansiyelini bildiğim, insanının sıcaklığını bildiğim, sizin emeğinizi, gayretinizi bildiğim Yozgat; ilk günden beri AK Parti’nin, bir siyasi partinin önce cumhurbaşkanı adayını, adaysızlaştırarak partiyi, sonra partiyi lidersizleştirmeye çalışarak, partiyi kurumsuzlaştırmaya çalışarak yaptığı darbe girişimine karşı yanımızda, ‘arkamızda’ demiyorum, yanımızda, omuz başımızda dimdik durdu. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. İşte hal böyle olunca iki ay mücadele ettik. Ancak baktık ki bizim azmimiz çoktur ama onlarda da bitecek bir kötülük hesabı yoktur. Millet önce ‘Bu partiyi kimselere vermeyin’ diyordu sokakta, sonra attığımız her adımda şöyle demeye başladılar, ‘Yeniyi kurun, yeni bir parti kurun. Yürüyün, arkanızdayız’ dediler. Milletin elindeki pusulayla, onun gösterdiği yöne, onun işaret ettiği yolda yürüdük. Yeni bir yol bulamadık belki ama yepyeni bir yol açtık. Talimatını milletin verdiği, adını bizzat meydanlarda milletin koyduğu, bütçesini milletin oluşturduğu ve bugün sokak sokak, meydan meydan milletimizle birlikte büyüttüğümüz YENİ Parti’yi sizlerle birlikte kurduk. Hepinizin eline sağlık, emeğine sağlık, yüreğine sağlık. İşte Yozgat’ta yani 19 Mart darbesinden sonra, ‘Efendim Türkiye ayakta diye bakmayın. Kadıköy ayaktadır, Avcılar ayaktadır, Maltepe Meydanı ayaktadır, İzmir Gündoğdu ayaktadır, Samsun İlkadım ayaktadır da Anadolu ne haldedir?’ diye merak edenlere gelip de burada Yozgat tarihinin en büyük mitingini yaptığımız, birilerinin dolduramadıkları meydanın başını, sonunu, kıyısını, köşesini doldurup taşırdığımız, üzerinden fotoğrafımızla Türkiye’deki bütün çiftçilere kasketimizi salladığımızı o günden sonra elbette açılışı, başlangıcı yine Yozgat’tan yapacaktık. Elbette Yozgat’tan yapacaktık. Herkes şunu bilsin Yozgat artık kimsenin kalesi değildir. Yozgat milletin kalesidir. Yozgat yeni siyasetin kalesidir.
“Bu kararları bir kişi doğru veremez”
İşte bu heyecan, bu mücadele, bu azim Yozgat’ta YENİ Parti’ye kurulduğu günden bugüne, iki ay içinde 2 bin 912 üye kazandırdı. Bugün 2 bin 912 üyemiz yeni dönemde YENİ Parti’nin il başkanlığına talip olan iki adayımızın arasında oturuyorum. Bir tarafımda Abdullah Yaşar Başkanımız. Hem geçmiş dönemlerde Osmanpaşa iki dönem belediye başkanımız, hem son 10 yıl birlikte partimize ben Grup Başkanvekiliyken ve son üç yılında Genel Başkan olarak, o İl Başkanı olarak birlikte hizmet ettiğimiz, hem butlan sürecinde hem parti kuruluş sürecinde kurucu İl Başkanı olarak da görev yapan Abdullah Yaşar Başkanım var. Diğer tarafta, yanımda Berkay Apsalmış kardeşim, geçen dönem Sarıkaya Belediye Başkan adayımız olan ve henüz 32 yaşında, YENİ Parti’nin mücadelesinde geçmişte birlikte yürüdüğümüz, partimizden gelirken bir dakika tereddüt etmemiş gençlerden bir tanesi. İkisi yarışacak. Şimdi bana sorsanız seçimin, kurultayın ertesi sabahı ilk toplantıda adını andığım Abdullah Başkan orada. Benim için ‘Rahmetli o gün İl Başkanımız Ferdi Zeyrek neyse bundan sonra Abdullah Başkan da o gün odur’ dediğimiz, o günden beri birlikte mücadele ettiğimiz yol arkadaşımız. Diğer tarafta pırıl pırıl 32 yaşında siyaset bilimci bir genç arkadaşımız. Kardeş ne zor karar. Tecrübe mi gençlik mi? Ne zor karar, ne yapmak lazım? İşte bu kararları bir kişi doğru veremez, bir kişi yanılır, bir kişi yanlış yapabilir. Ama 2 bin 912 kişinin aklından yanlış karar çıkmaz. Söz sizde, yetki sizde, karar sizde. Buradan, Yozgat’tan bütün Türkiye’ye de bir mesajım olsun. Pek çok ilde yarışmalı seçimler yapılıyor. Ankara’da beş aday, ikisi kadın üçü erkek. İzmir’de Aziz Başkan, efsane Büyükşehir Belediye Başkanı YENİ Parti’ye gelmiş, ‘Bu dönemde ben de varım’ deyip il başkanlığına aday olmuş. Kurucu Başkan Çağatay Başkanla yarışıyorlar. Bir başka yerde bir başka yarış. Buradan açıkça söylemem gerekir ki ‘Genel Başkan kimi işaret ediyor, parti kimi işaret ediyor?’ Arkadaşlar bizim partinin en önemli özelliği samimiyet, birbirine inanç, güven. Ben yolda yürürken veya şuradan geldim, buraya gelene kadar birbirimize akrabamıza sarılmaktan daha sıkı sarıldık.
“Sizin kararınız, benim kararımdır”
Birbirine sarılan, birbirini öpen, birbirini bulduğunda bırakmak istemeyen bu zor günlerin ne manaya geldiğini bilenleriz biz YENİ Partililer olarak. O yüzden biz diyeceğiz ki ‘Gel partiye üye ol. Karar senin.’ Diyeceğiz ki ki ‘Hatta ver kredi kartını, her ay aidat çekilecek, aidat ödeyeceksin. Çünkü partiyi ayakta kim tutacak?’ Eski bıraktığımız yerde 700’ün üzerinde minibüs, parti aracı vardı otobüs - minibüs. Bir tane yok şimdi bizim. Sadece genel merkezin bir otobüsü, birkaç aracı. Belki 600’ün üzerinde bina. Bir tanesi yok, hepsi kira. Ama hepsinde sizin emeğiniz var. Hepsinde sizin kıt kanaat, o para kazanamadığınız pancardan aldığınız paradan bankaya ödediğiniz borcunuzdan ayırdığınız var. İnekten sağılan sütten YENİ Parti’nin payına düşen iki tası gelip partiye bağışlıyor insanlar. Abdullah Başkan’a ‘Başkanım nasıl gidiyor parti Yozgat’ta?’ dediğimde dedi ki ‘Yıllardır bu işin içindeyim, böyle şey görmedim. Kimse eli boş gelmiyor. Hiç alamayan bir paket çay alıp geliyor. Sanki düğün evine gelir gibi, taziye evine gelir gibi, bir garibanın evine, yeni evlinin evine gider gibi kıt kanaat ne götürebildiyse onu bırakıp öyle gelip oturuyor.’ ‘Ben yıllardır bu işin içindeyim. Üç-beş kişi partiye bir şeyler yaparsa yapar. Ama bu partide her üye hiç değilse bir küp şeker alıp geliyor bu partiye. Bu partinin sırtı yere gelmez’ dedi. Şimdi bu şartlarda oluşturulmuş, bu şartlarda davet edilmiş üyenin, bu şartlarda oluşturulmuş bir bütçenin, böyle bir dayanışmanın partisinde hiçbir şey ‘mış gibi’ değildir. ‘Yarış yapıyormuş gibi yapıyoruz da filâncayı işaret ediyoruz. Demokrasi varmış gibi diyoruz da aslında kararı genel başkan veriyor, millet gelip kafa sallıyor.’ Bunların hepsi eski siyaset. YENİ Parti’nin yeni kurduğu bu yeni anlayış tamamen sözü, yetkiyi size veren, size inanan, tek güvencesi siz olan bir anlayıştır. Sizin kararınız, benim kararımdır.
“Ya otokrasi ya demokrasi”
Değerli yol arkadaşlarım Türkiye’de yıllardır siyasetin değişmesi gerektiğinden bahsedilir. Belki isimler değişiyor, tabelalar değişiyor, milletvekili, bakan değişiyor ama siyaset yapma biçimi değişmiyor. Siyaset yapma biçimi değişmeyince ülkenin de kaderi değişmiyor. Sonra dönüp ‘Millet siyaset kurumuna neden güvenmiyor?’ diyorlar. Niye güvensin? Oy isterken sadece hatırlanan, karar verilirken kapının dışında bırakılan insan neden siyasete, neden siyasetçiye güvensin? İşte biraz önce söylediğim samimiyet, inanç, gerçeklik başta YENİ Parti’ye ve Türkiye’de siyaset kurumuna, dolaylı olarak da ilk adımda demokrasiye olan inancı güçlendirmek üzere inanarak attığımız bir adımdır. Biz bu yüzden daha ilk günden karar verdik. Dedik ki ‘Önce kendimiz değişeceğiz. Ülkeye demokrasi vaat ediyorsak, önce kendi evimizde kuracağız’ ve başladık. Biraz önce ifade ettiğim gibi her kademelerde ta genel başkana kadar doğrudan üyeye danışarak. Buradan müjdelemek isterim ki arkadaşlar çalışmaları yapıyorlar, dijital demokratik katılım için. Cep telefonlarınızda partinin şimdi 770 bin üyesi var, 1 milyona doğru gidiyoruz Allah’ın izniyle. Kritik kararlarda size danışacağımız, görüşünüzü alacağımız, ‘Çok sıkıştık. Bu hafta sonu bütün üyeleri toplayın bütün ilçelerde, şu konuyu bir karara bağlayın’ diyeceğimiz, doğrudan sizinle birlikte yol yürüyeceğimiz bir anlayışın içindeyiz. Bunun en önemli adımı, olabilen tüm mahallelerde mahalle meclisi, mümkünse mahallenin imkanı. Biliyorum ki Yozgat’ın birçok mahallesi nüfus sorunu yaşar, üye sorunu yaşar, ayrı. Ama her ilçede ilçe meclisi. Her ilde il meclisinin kurulduğu, herkesin uzmanlığına göre bu işe katkı verdiği… Şaka değil değerli YENİ Partililer, olsun olsun en çok 1,5 yıl sonra tarihin en kritik dönüm noktasında olacağız. Ya otokrasi ya demokrasi. Ya bir otokrat ya bütün demokratlar gelip ülkenin kaderine el koyacaklar. Ya bu ülkede AK Parti’nin kara düzeni yıkılıp, YENİ Parti’nin Atatürk’ün istediği gibi hem demokratik, hem insana değer veren bir düzeni kurulacak ya da bu felaket ilanihaye sürecek. İşte bunun için genel başkan yetmez, il başkanı, il yönetimi yetmez, ilçe başkanları yetmez. Bunun için topyekun bir mücadeleye, topyekun bir mücadeleyi kimseyi yalnız bırakmadan sürdürmeye, her kapıyı çalmaya, her tanıdıkla konuşmaya, mezun edilen her öğrenciyi, emekli öğretmenlerin bir yoklamasına, her esnafın müşterisi ile özel konuşmasına, alışveriş yaptığınız her esnafa gidip paranızın nasip olduğu herkesle AK Parti’nin kara düzenini konuşup YENİ Parti’nin insana değer veren, eşitlikçi, başta gelirde, vergide ve sosyal hayatta adalet getirecek olan düzenini anlatmak için her birinize ihtiyaç var. O yüzden bugün il kongresi, Yozgat’ta bir mücadelenin günü değil; Yozgat’ta bir kuruluşun son günü de değil. Bu il kongresi yeni siyasetin bundan sonra sokak sokak, ev ev, kahve kahve, tarla tarla, dükkan dükkan yapılacağı iktidarı yürüyüşünün ilk adımının atıldığı gündür. Böyle düşünüyoruz. Hepinizden bu sorumluluğu bekliyorum.









