Gençler Üniversite İçin Neden Türkiye'den Gidiyor?
Türkiye'den yaklaşık 67 bin öğrenci yurt dışında yükseköğrenim görüyor. Yurt dışına yerleşmek isteyen gençler için temel motivasyon daha iyi iş olanakları. Eğitim için gitmek hangi noktada beyin göçüne dönüşüyor?
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme
sonuçlarının açıklanmasıyla yüz binlerce genç için üniversite süreci yeni bir
aşamaya girerken, Türkiye'deki üniversiteler bütün öğrenciler için tek seçenek
değil.
Yabancı dil ağırlıklı ve yüksek başarıyla öğrenci alan
liselerin mezunları yurt dışındaki üniversitelere yöneliyor, bazı gençler de
YKS'ye girmelerine rağmen lisans eğitimlerini yurt dışında sürdürmeyi tercih
ediyor.
Türkiye'deki üniversite sisteminin dışında doğrudan yurt
dışındaki üniversitelere başvuran öğrenciler de bulunuyor. Ancak bu grubun
büyüklüğünü gösteren kapsamlı bir resmi istatistik bulunmuyor.
DW Türkçe'ye konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim
üyesi ve Infakto RW ortağı Prof. Dr. Emre Erdoğan, yurtdışında üniversite
eğitimine yönelimin özellikle yüksek başarıyla öğrenci alan liselerde
belirginleştiğini söylüyor. Alman Lisesi, Avusturya Lisesi ve İstanbul Erkek
Lisesi gibi okullardan yurt dışına gidenlerin oranlarının çok yüksek olduğuna
dikkat çeken Erdoğan, özel okullarda da benzer bir eğilim bulunduğunu
belirtiyor.
Erdoğan, bazı ailelerin çocuklarını daha lise tercihi
aşamasında yurt dışında üniversite eğitimi hedefiyle bu okullara
yönlendirdiğini, dolayısıyla kararın üniversite tercih döneminden yıllar önce
şekillenebildiğini ifade ediyor.
Uluslararası veriler ise Türkiye'den yurt dışına yönelik
yükseköğretim hareketliliğinin boyutuna ilişkin bazı ipuçları veriyor.
Yaklaşık 67 Bin Öğrenci Yurtdışında
Alman Akademik Değişim Servisi'nin (DAAD) Temmuz 2026'da
yayımladığı Türkiye ülke bilgi notundaki en güncel verilere göre Türkiye
kaynaklı 66 bin 914 öğrenci yurt dışında yükseköğrenim görüyor.
Öğrencilerin en fazla tercih ettiği ülke Almanya.
Almanya'yı ABD, İngiltere, Ukrayna ve Azerbaycan izliyor.
Almanya'da Türkiye'den gelen öğrenci sayısındaki artış son
dönemde de sürdü. DAAD ve Alman Yükseköğretim ve Bilim Araştırmaları
Merkezi'nin (DZHW) ortak verilerine göre Türkiye kaynaklı uluslararası öğrenci
sayısı 2023-2024 kış döneminde 18 bin 84 iken 2024-2025'te 20 bin 900'e
yükseldi. Böylece sayı bir yılda yaklaşık yüzde 16 arttı.
Türkiye, Hindistan ve Çin'in ardından Almanya'daki
uluslararası öğrencilerin en büyük üçüncü kaynak ülkesi konumunda.
Benzer bir hareketlilik Hollanda'da da görülüyor.
Hollanda'nın eğitimde uluslararasılaşma kuruluşu Nuffic verileri, Türkiye'den
gelen öğrenci sayısının 2015-2016'dan bu yana kesintisiz arttığını gösteriyor.
Türkiye, bir önceki akademik yılda 13'üncü sıradayken
2025-2026'da 11'inci sıraya yükseldi ve Hollanda'daki Türkiye kaynaklı öğrenci
sayısı 3 bin 938'e ulaştı. Bir önceki akademik yılda yüzde 25,8 ile ilk 15
kaynak ülke arasındaki en yüksek göreli artışı kaydeden Türkiye'den yeni
kayıtlar, 2025-2026'da yüzde 11,7 arttı.
Erdoğan, bu eğilimde hedef ülkelerin nitelikli
öğrencileri çekmeye yönelik politikalarının da hesaba katılması
gerektiğini belirtiyor. Farklı kabul sistemleri ve mali koşulların Türkiye'deki
taleple buluştuğunu söyleyen Erdoğan, yurt dışında eğitim için öğrencileri
hazırlayan ve yönlendiren yapının da bir endüstriye dönüştüğüne dikkat çekiyor.
Almanya, yükseköğrenim için tercih edilen ülkelerin başında geliyor
DAAD ve Nuffic verileri yalnızca Türkiye'de liseyi
bitirdikten sonra doğrudan yurtdışında lisans eğitimine başlayan öğrencileri
kapsamıyor. Bu nedenle bu verilerden, liseden mezun olduktan sonra lisans
eğitimi için doğrudan yurt dışına giden gençlerin sayısını çıkarmak mümkün
değil.
Erdoğan da bu alanda ayrıntılı bir araştırmaya
rastlamadığını belirtiyor. Yurt dışına giden lise mezunlarının toplam yaş grubu
içindeki sayısının büyük olmadığını ancak özellikle yüksek başarıyla öğrenci
alan liselerdeki eğilimin önemli olduğunu söylüyor.
"Gitmek İsteyen ve Gidebilen Arasında Fark Var"
Öğrencilerin yurtdışına yöneliminin arkasında yalnızca
üniversitelerin eğitim kalitesi veya uluslararası sıralamalardaki yeri
bulunmuyor. Gençlerin gelecek beklentileri ve Türkiye dışında yaşama istekleri
de bu tercihin arka planını anlamak açısından önem taşıyor.
Erdoğan'ın da araştırmacıları arasında yer aldığı, Habitat
Derneği ile Infakto RW tarafından hazırlanan Türkiye'de Gençlerin İyi Olma Hali
Araştırması'nın 2025 sonuçlarına göre başka bir ülkeye yerleşmeyi düşünen
gençlerin oranı 2023'te yüzde 43,3 iken 2025'te yüzde 27,8'e geriledi.
Eğitimini başka bir ülkede sürdürmek isteyenlerin oranı da aynı dönemde yüzde
28,3'ten yüzde 20,4'e düştü.
Ancak öğrenciler ayrı değerlendirildiğinde yurt dışına
yönelik eğilim genel ortalamanın oldukça üzerine çıkıyor. 2025'te öğrencilerin
yüzde 39,9'u eğitimine başka bir ülkede devam etmek istediğini, yüzde 40,6'sı
ise başka bir ülkeye yerleşmeyi düşündüğünü belirtiyor.
Erdoğan, son iki yılda hem yurtdışına yerleşme hem de yurt
dışında eğitim görme isteğinde görülen düşüşü gençlerin yurtdışına gitme isteğinden
çok, bunu gerçekleştirme imkanlarının daralmasıyla ilişkilendiriyor.
"Gitmek isteyen ve gidebilen arasında çok ciddi bir fark var" diyen
Erdoğan, yurt dışında eğitim ve yaşam maliyetlerinin yükselmesi ile kabul
imkanlarının daralmasının gençlerin planlarını gerçekleştirmesini
zorlaştırdığını söylüyor.
Gençler Neden Gitmek İstiyor?
Yabancı bir ülkeye yerleşme isteğinin nedenlerinde ise
daha iyi iş olanakları ilk sırada. Yerleşmeyi isteyen gençlerin yüzde 68,8'i
daha iyi iş olanaklarını, yüzde 35,3'ü daha iyi eğitim olanaklarını gerekçeleri
arasında gösteriyor. Türkiye'de geleceğini görememe, ülkenin kötüye gittiğini
düşünme ve yaşam koşulları da öne çıkan diğer nedenler arasında yer alıyor.
Erdoğan, yurt dışına gitme isteğinin özellikle öğrenciler ve
iş arayan gençlerde daha yüksek olduğunu belirtiyor. Ancak yurtdışına
çıkabilmenin aynı zamanda bir "sermaye meselesi" olduğunu, yabancı
dil ve yeni bir ülkeye uyum sağlayabilme imkanlarının da belirleyici olduğunu
vurguluyor: "Gitmek isteyen herkes de gidemiyor."
Gençlerin çalışma hayatına ilişkin kaygıları da sürüyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 72'si iş araması hâlinde kolaylıkla iş
bulamayacağını düşünüyor. Aktif olarak iş arayan gençlerde bu oran yüzde 94'e
kadar yükseliyor.
Üniversite Göçün İlk Adımı Mı?
Türkiye'den yurt dışına öğrenci hareketliliği, dünya
genelinde büyüyen uluslararası öğrenci hareketliliği bağlamında da
değerlendirilebilir.
OECD'nin 2025'te yayımladığı verilere göre, üye ülkelerde
yükseköğretim öğrencileri içinde uluslararası öğrencilerin oranı 2018'de yüzde
6 iken 2023'te yüzde 7,4'e yükseldi. Uluslararası yükseköğretim
hareketliliğinin artması, üniversiteleri aynı zamanda ülkelerin nitelikli iş
gücü çekme politikalarının önemli araçlarından biri hâline getiriyor.
Erdoğan, Türkiye'den yurt dışında üniversite okumaya giden
gençleri tek bir grup olarak değerlendirmenin yanıltıcı olduğunu söylüyor. Daha
lise seçiminde yurtdışında eğitim hedefiyle hazırlanan öğrenciler ile Türkiye'deki
üniversitelerin niteliği ve maliyeti nedeniyle lisans eğitimini başka
ülkede almayı tercih edenleri birbirinden ayırıyor. İkinci gruptaki
öğrencilerin Türkiye'ye dönme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Özel Üniversite Yerine Yurt Dışı Seçeneği
Erdoğan'a göre Türkiye'deki özel üniversitelerin artan
maliyetleri de bu tercihi besliyor. Türkiye'de üniversite için yapılacak
harcamayla bazı Avrupa ülkelerinde eğitim alınabildiğini, İstanbul'daki yüksek
yaşam maliyetinin de ailelerin hesabını değiştirdiğini söylüyor.
"Türkiye'deki üniversite eğitiminin kredisi düştü" diyen Erdoğan,
eğitim niteliği, maliyet ve yaşam koşullarının birlikte etkili olduğunu
vurguluyor.
Bu nedenle bir öğrencinin lisans eğitimi için yurt dışına
çıkması tek başına beyin göçü anlamına gelmiyor. Ancak eğitim için başlayan
hareketliliğin mezuniyet sonrasında kalıcı göçe dönüşmesi, öğrencinin geldiği
ülke açısından insan sermayesi kaybı tartışmasını beraberinde getiriyor.
"Yaratıcı İnsanları Kaybediyorsunuz"
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2024 yükseköğretim beyin
göçü istatistikleri de bu tartışmaya farklı bir açıdan ışık tutuyor. TÜİK'e
göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024'te yüzde 2 iken vakıf
üniversitelerinin tam burslu mezunlarında oran yüzde 8,3'e çıkıyor.
Bölümler arasında da önemli farklılıklar bulunuyor.
Moleküler biyoloji ve genetik mezunlarında beyin göçü oranı yüzde 15, işletme
mühendisliğinde yüzde 10,8, elektronik mühendisliğinde yüzde 9,6, matematik
mühendisliğinde yüzde 9,5 ve biyomühendislikte yüzde 9,4.
Gençlerin Türkiye'de bir üniversite yerine yurt dışında yüksek öğrenim tercih etmesi "yaratıcı beyinlerin kaybedilmesi" olarak görülüyor
Öğrenim diline göre bakıldığında da genel ortalamanın
oldukça üzerinde oranlar görülüyor. Fransızca eğitim alan mezunlarda beyin göçü
oranı yüzde 9,9, İngilizce eğitim alanlarda yüzde 6,2, Almanca eğitim alanlarda
yüzde 5,9.
Yurtdışına göç eden lisans mezunlarının en fazla tercih
ettiği ülkeler ise ABD ve Almanya. Bu ülkeleri İngiltere, Hollanda ve Kanada
izliyor.
Erdoğan, üniversite eğitimi için yurt dışına gidenlerin
sayısının Türkiye açısından büyük bir niceliksel kayıp oluşturmadığını, asıl meselenin
kimlerin gittiği olduğunu vurguluyor. Özellikle kültürel ve sosyal sermayesi
yüksek ailelerin çocuklarının yurtdışına yönelmesinin yaratacağı niteliksel
kayba dikkat çekiyor:
"Buradaki kaybınız mühendis kaybı değil. Yaratıcı
insanları kaybediyorsunuz büyük oranda. Sermayesi, kültürel sermayesi, sosyal
sermayesi yüksek insanları kaybetmeye başlıyorsunuz."
"Parayla Daha İyi Bir Gelecek Satın Alabiliyorsunuz"
Erdoğan, yüksek başarıyla öğrenci alan devlet liselerinden
mezun olan gençlerin yurtdışına gitmesinin kamu kaynakları açısından da
değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. İstanbul Erkek Lisesi ve Galatasaray
Lisesi gibi okullardaki öğrencilerin yetişmesinde kamu kaynağı kullanıldığına
dikkat çekiyor. "Bu çocukları biz yetiştiriyoruz. İyi bir yaşam sürebilmeleri
için bu eğitimi alamayan insanların cebinden para çıkıyor" diyor.
Ancak TÜİK'in beyin göçü istatistikleri, belirli bir 10
yıllık dönemde lisans eğitimini Türkiye'de tamamlayıp daha sonra yurtdışında
uzun süreli ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını esas alıyor. Liseyi
Türkiye'de bitirip doğrudan yurtdışındaki bir üniversitede eğitime başlayan
gençler bu istatistikte yer almıyor.
Erdoğan, yurt dışında eğitim eğiliminin Türkiye'deki eğitim
sisteminden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Yabancı dil eğitimi
güçlü ve yurtdışındaki üniversitelere geçişi kolaylaştıran kurumların bazı
aileler tarafından daha lise tercihi aşamasında bu amaçla seçildiğini belirten
Erdoğan, Türkiye'deki üniversite eğitiminin niteliğine ilişkin sorunların da
yurtdışına yönelimi beslediğini söylüyor.
Ancak bu imkanlara erişimin gençler arasında eşit olmadığına
dikkat çeken Erdoğan, maddi olanakları daha fazla olan ailelerin çocuklarının
iyi bir yabancı dil eğitimi ve yurt dışındaki üniversitelere erişim açısından
avantajlı olduğunu belirtiyor: "Parayla daha iyi bir eğitim ve daha iyi
bir gelecek satın alabiliyorsunuz."