Diyarbakır’da iftar çadırları, derinleşen yoksulluğun en çıplak aynası haline geldi. Geçen yıl “Çocuklar merak ediyor” diyerek sıraya girenlerin yerini, bu yıl “Evde tencere kaynamıyor, mecburuz” diyenler aldı.
Diyarbakır’da ramazan ayı her yıl olduğu gibi bu yıl da şehrin meydanlarına kurulan iftar çadırlarıyla başladı. Yüksek enflasyonun ve düşen alım gücünün gölgesinde Dağkapı Meydanı’ndan Bağlar’a kadar uzanan iftar çadırlarının önünde, ekonomi sayfalarındaki enflasyon rakamlarının halkın sofrasındaki karşılığı birikiyor.
Koşuyolu Parkı’nda kurulan çadır sırasındaki yurttaşlarla konuştuğumuzda, yoksulluğun saklanamayacak kadar ağırlaştığını görüyoruz. Sıra bekleyen bir kadının kurduğu cümle, durumun özetini sunuyor: “Eğer bir insanın evinde tenceresi pişmiyorsa, demek ki mecburiyet içerisinde buraya geliyor.” Ses tonu kızgınlıkla değişirken, halkın yoksulluğunun kaynağına işaret eden şu sözler dökülüyor ağzından: “Eğer bir ülkede yoksulluk varsa bilin ki yani üsttekilerin cebi doluyor demektir. Meclise o götürüyor, bu götürüyor. Olan halka oluyor.”
Geçtiğimiz yıllarda kadınların “Çocuklar istedi, heves ettiler” diyerek yoksulluklarını mahcubiyetle gizlemeye çalıştıkları refleksi bu yıl da “Çocuklar için geliyorum” sözlerine bırakıyor. “Geçim koşulları hiç güzel değil, memnun değiliz. Geçim koşulları zor olmasa bugün burada işimiz yok” diyen bir kadın “Bir saat boyunca bu sırada bekliyorsunuz yemek alıp iki kap yemek yiyebilmek için. Her şey çok pahalı, meyve alamıyoruz, burada et yiyebiliyoruz” sözleriyle alım gücü gerçeğini paylaşıyor.
‘50 Lira Yol Parası Çocuğa Yetmiyor’
Çadır sırasında bekleyen emekli ve öğrenci okutan bir yurttaş da geçimin nasıl imkansız hale geldiğini şu sözlerle anlatıyor: “Ev kirası mı vereceksin; su, elektrik, doğal gaz mı? İki tane öğrencim var. Birine günlük 50-100 lira veriyorum, çocuk ‘Baba yetmiyor’ diyor. Haklı, dolmuş parası zaten 25 lira.”
Bu koşullar altında, belediyenin sunduğu iftar hizmeti bir sosyal etkinlik olmaktan çıkıp, evine et girmeyenlerin, mutfak masrafını karşılayamayanların sığınağı haline gelmiş durumda.
Yemek Yetmiyor, Kuyruk Bitmiyor






