Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Arzoxlî (Arzuoğlu) Mahallesi’nde hayvancılıkla geçinen köylüler, meralarına kurulmak istenen Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesine karşı direnişlerini sürdürüyor. ÇED olumlu kararına karşı açılan davalar henüz sonuçlanmazken, şirketin jandarma eşliğinde alana girmesi tepkileri artırdı. Çadır nöbetinin 8’inci gününde köylüler ve çevreciler, “Bu toprağın talan edilmesine izin vermeyeceğiz” mesajı verdi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar Mahallesi’nin Sati ve Arzoxlî olarak bilinen yerleşimlerinde, hayvancılığın temelini oluşturan mera alanlarına yapılması planlanan “Zenkar-2 Güneş Enerji Santrali ve Enerji Depolama Tesisi” projesi, köylülerle şirket arasında gerilime neden oldu. Projenin iptal edilmesini isteyen mahalle sakinleri, meralarını ve yaşam alanlarını korumak amacıyla başlattıkları çadır nöbetini 8’inci gününde sürdürürken, Demokratik Kurumlar Platformu da direnişe destek verdi.
Jandarma Barikatına Kadar Yürüdüler
Köy meydanında “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla bir araya gelen kadın, erkek ve çocuklardan oluşan kalabalık, Kürtçe ve Türkçe sloganlar eşliğinde nöbet alanına doğru yürüdü. Mahalle sakinleri ve çevreciler, jandarma ekiplerinin barikat oluşturduğu noktaya kadar ilerleyerek projeye tepkilerini dile getirdi. Demokratik Kurumlar Platformu üyelerinin de katıldığı ziyarette, mahalle meydanından çadır alanına yürüyüş gerçekleştirildi. Yapılan açıklamalarda, projenin iptal edilmesi ve köylülerin ortak kullandığı meraların korunması istendi.

“Bu Toprakların Talan Edilmesine İzin Vermeyeceğiz”
emokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır İl Eşbaşkanı Ruçem Vefa Elyakut, mahalle sakinlerinin günlerdir sürdürdüğü direnişi selamlayarak, toprakların ticari çıkarlar uğruna talan edilmesine karşı mücadele edeceklerini söyledi. Elyakut, “Arzoxlî halkı günlerdir onurlu bir direniş veriyor. Onları kutluyoruz. Bu topraklarda tahakküm kuran zihniyet, halkı göçertmek istedi. Bugün de aynı politikalarla bu toprakları talan etmek istiyorlar. Biz bu talanı asla kabul etmiyoruz” dedi.
Toprağın, dağın ve yaylanın halkın yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Elyakut, “Burası toprağımız, yaşamımızdır. Atalarımızdan bize kaldı. Bu toprağın, bu mirasın tüccarlar ve efendiler tarafından talan edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Arzoxlî halkı başarılı olana kadar mücadelemizi ve direnişimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Bilirkişi Raporu Tartışması
Ekoloji Derneği Eşsözcüsü Sabri Kılıç da GES, HES ve madencilik projelerinin bölgedeki yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek, doğal varlıkların sermaye birikiminin aracına dönüştürüldüğünü savundu. Kılıç, bölgede kurulması planlanan depolamalı GES projeleri kapsamında Zenkar Nakliye, İnşaat, Güvenlik, Tarım ve Petrol Ürünleri Limited Şirketi’ne 49 yıllık elektrik üretim lisansı verildiğini söyledi. Projenin yerel halkın katılımı ve rızası olmadan yürütüldüğünü ileri süren Kılıç, mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi heyetinin projenin mevcut haliyle uygulanmasını uygun bulmadığını ifade etti. Mera tahsisi, imar planı ve projenin ÇED olumlu kararına karşı açılan davaların henüz sonuçlanmadığını belirten Kılıç, buna rağmen şirketin 21 Ekim’de jandarma ve çevik kuvvet eşliğinde alana yeniden girdiğini kaydetti.








