Karar, sadece "dava sonuç değil, süreç odaklı"
diyen Özel ve yönetiminin görevine son verilmesini değil, son üç yılda yapılan
bütün kurultay kararlarının da geçersiz olması sonucunu doğurdu.
Kararı "siyasi darbe" olarak nitelendiren Özel
yönetimi, sonuna kadar direnme, partiyi terk etmeme ve muhalefetle birlikte
toplumsal tepkiyi büyütme kararı aldı.
Genel merkezde "direniş" söylemi öne çıkarken,
Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden ise "partinin bölünmesine izin
vermeyeceğiz" mesajları geldi.
Özgür Özel yönetimi hukuki ve siyasi mücadeleyi sonuna kadar
sürdüreceklerini açıkladı.
Ancak ilk kez bir siyasi parti yönetimi "mutlak butlan"
kararıyla düşürüldüğü için, önümüzdeki süreç CHP açısından birçok bilinmezi ve
tartışmalı başlıkları da içinde barındırıyor.
Kararın ardından gözler şimdi üç başlığa çevrildi:
-
Kılıçdaroğlu yönetimi nasıl geri dönecek?
-
Özgür Özel yönetimi hangi yolları zorlayacak?
-
CHP içinde yeni bir ayrışma yaşanacak mı?
Karar Ne Anlama Geliyor?
Kararla birlikte, 25-26 Temmuz 2020'de yapılan 37. Olağan
Kurultay'da seçilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönemin Parti Meclisi
(PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerine dönüş yolu açıldı.
Kararla, sadece Özgür Özel yönetimi değil, 38. Kurultay
sonrası yapılan olağanüstü kurultaylar, tüzük değişiklikleri ve parti
programındaki düzenlemelerin de "yok hükmünde" sayıldı.
Örneğin, parti tüzüğüne göre kurulan Cumhurbaşkanlığı Aday
Ofisi gibi yeni yapılanmalar, yeni parti programı da yok hükmünde sayıldı.
Parti İçi Dengeler Nasıl Etkilenebilir?
Kararla, göreve iade edilen 37. Kurultay'da seçilen Parti
Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) dahil partinin tüm kademelerinde, geçen
süreçte dengeler büyük ölçüde değişti.
Kılıçdaroğlu yönetiminde yer alan bazı isimler, Özel
yönetimine katıldı veya 38. Olağan Kurultay'da "değişim" cephesinde
yer aldı.
O dönemdeki PM ve YDK üyeleri arasında belediye başkanı
seçilen; partiden istifa eden ya da Meclis Grup Başkanvekilliği, Meclis
Başkanlık Divanı üyesi olan isimler de bulunuyor.
Parti kulislerinde, PM ve delege dengesi nedeniyle
Kılıçdaroğlu işbaşına gelse bile her konuda istediği kararı almasının kolay
olmayacağı yorumları yapılıyor.
Yeni Parti Kurulur Mu?
CHP MYK'sında alınan ilk siyasi karar, "kararı tanımama
ve mücadeleyi sürdürme" yönünde oldu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, olağanüstü MYK toplantısı
sonrasındaki yaptığı açıklamada, karara karşı Yargıtay'a temyiz başvurusu
yaptıklarını, bugün de Yüksek Seçim Kurulu'na başvuracaklarını açıkladı.
Özel yönetiminin gerçekleştirdiği iki olağanüstü kurultay ile
39. Olağan Kurultay'ı geçerli sayan YSK'nın kararı da bu anlamda atılacak
adımlar konusunda belirleyici olacak.
İstinaf kararıyla partinin başına geçmeye hazırlanan Kemal
Kılıçdaroğlu'nun görüşme talebine şimdilik yanıt vermeme kararı alan Özel ve
yönetimi, partiyi terk etmemenin ve toplumsal tepkiyi yükseltmenin yanısıra tüm
hukuki yolları denemeyi planlıyor.
CHP kulislerinde, bir süredir, partinin bölünme ihtimalinden
söz ediliyor ve Özel yönetiminin, temyiz dahil hukuki süreçlerin uzun olması
nedeniyle seçimleri de dikkate alarak "yedek partiyle" yola devam
edeceği konuşuluyordu.
Ancak Özel, bu seçeneğin "parti kapatma davası"
nedeniyle yedekte tutulduğunu belirterek "Ev sahibiyiz, kiracılar gider ev
sahipleri kalır" açıklamasıyla, yeni bir parti yerine CHP'de mücadele
mesajı verdi.
İstinaf mahkemesinin tedbir kararı nedeniyle, temyiz
sürecinin hemen sonuçlanmayacağı, hatta seçime kadar da bir karar çıkmayacağı
yorumları yapılıyor.
Reklam Alanı
Böyle bir durumda Özel ve kendisine destek verenlerin
seçimler öncesinde kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmak için "yedek
parti" seçeneğini devreye sokması ihtimal dışında görülmüyor.
Olağanüstü Kurultay Gündeme Gelir Mi?
Mahkeme kayyum yerine mutlak butlan kararı verdiği için
Kılıçdaroğlu'nun, partiyi hemen bir olağanüstü kurultaya götürme zorunluluğu
bulunmuyor.
Kılıçdaroğlu'na yakın bazı kaynaklar, partinin başına
döndükten sonra, sonbahara doğru, mahalle ve ilçelerden başlayarak olağan
kurultay takviminin işletilmesinin güçlü olasılık olduğunu söylüyor.
Kılıçdaroğlu ile göreve dönecek olan PM ve delege yapısını
da dikkate alarak Özgür Özel yönetiminin "olağanüstü kurultay"
seçeneğini gündeme taşıması bekleniyor.
CHP tüzüğüne göre, genel başkan, PM veya delegelerin salt
çoğunluğuyla olağanüstü kurultay kararı alınabiliyor.
PM'de dengeler henüz net değil ve her iki taraf da
kendilerine yakın isimlerin çoğunlukta olduğunu savunuyor ve buradan bir karar
çıkarmanın kolay olmayacağı belirtiliyor.
Genel merkez yönetiminin olağanüstü kurultay için delege
imzasıyla olağanüstü kurultayı zorlaması güçlü seçenek olarak görülüyor.
Kılıçdaroğlu Nasıl Bir Yol İzleyecek?
"Kayyum olmam" diyen Kılıçdaroğlu'nun, partinin
bölünmemesi için önce Özel yönetimiyle uzlaşma arayacağı, ancak hemen bir
olağanüstü kurultay planlamadığı belirtiliyor.
Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, "CHP'nin bölünmesine
izin vermez, ama hakkında yolsuzluk ve usulsüzlük olanlara 'aklan da gel'
diyebilir" görüşünü dile getiriyorlar.
Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar süreçle ilgili şu
değerlendirmeyi yapıyorlar:
"Bu kararın hukuki sonuçları var. Önceki PM üyelerine
şu anda görev veriliyor. İsterlerse bunların arasında 'yeni yönetimle çalışmak
istemiyorum' diyenler istifa edebilirler.
"Ama parti yönetimi yoluna devam eder. Bir kongre
süreci işletilir. Mahalle delegelerinden başlayarak olağan kongre takvimini
Kemal Bey yürütür. İl ve ilçe örgütlerini görevden alma gibi bir yaklaşım
konuşulmuyor."
'Disiplin Süreci' Başlayabilir Mi?
CHP kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de yeni
yönetimin "disiplin mekanizmasını" işletip işletmeyeceği.
Kılıçdaroğlu cephesinde, hakkında yolsuzluk ve usulsüzlük
iddiaları bulunan tutuklu ve tutuksuz yargılanan belediye başkanları parti
yöneticileri veya milletvekilleri hakkında, "üyeliğin askıya
alınması" ve disiplin sürecinin başlatılmasının sürpriz olmayacağı
konuşuluyor.
Bu çerçevede, Ekrem İmamoğlu dahil bazı isimler için
"ihraç değil ama üyeliği askıya alma" formülünün işletilebileceği
yorumları yapılıyor.
Ancak bu konuda hızlı bir adım beklenmiyor. Gerekçe olarak
da Yüksek Disiplin Kurulu ve PM'de iki kesime destek verenler yönünden kritik
bir denge olması gösteriliyor.
Muhalefet Nasıl Tutum Aldı?
Muhalefet partilerinin tamamına yakını kararı doğrudan CHP'nin
iç meselesi olarak değil "demokratik siyaset alanına müdahale" olarak
değerlendirdi ve Özel yönetimine destek verdi. Özel, muhalefetin CHP'ye değil
"demokrasi zeminine sahip çıktığına" dikkat çekti.
En dikkat çekici açıklama ise Cumhur İttifakı ortağı MHP
Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den geldi.
CHP yönetiminin "yargı kararını tanımıyoruz"
yaklaşımının doğru olmadığını, Kılıçdaroğlu'na yapılan haksızlığın mahkeme
kararıyla kabul edildiğini belirterek "Hukukun da cevaz verdiği çerçevede
Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül
oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir" açıklaması yaptı.
Çözüm süreci nedeniyle sık sık "iç cephenin
güçlendirilmesi" çağrısı yapan Bahçeli'nin bu açıklaması, karardan
memnuniyetsizliğinin göstergesi olarak yorumlanıyor.