CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali kararı dünya basınına muhalefet üzerindeki baskıları artıran yeni bir adım olarak yansıdı
Uluslararası basın kuruluşları, CHP’nin 38. Olağan
Kurultayı’nın iptal edilmesini ve Özgür Özel yönetiminin görevden
uzaklaştırılmasını, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet
üzerindeki baskısını artıran yeni bir adım" olarak değerlendirdi.
Birleşik Krallık merkezli Financial Times gazetesi, kararı
“Erdoğan’ın iktidarını sıkılaştıracak tarihi bir karar” olarak yorumladı.
Gazete kararın, Türkiye’nin en büyük muhalefet partisinin “etkisizleşmesine yol
açabileceğini” yazdı.
Haberde, CHP’nin son dönemde kamuoyu yoklamalarında AK Parti
ile başa baş gittiği, ancak Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından partinin “eşi görülmemiş
bir yargı baskısıyla” karşı karşıya kaldığı belirtildi. Financial Times,
onlarca CHP’li yetkili hakkında hukuki işlem yapılmasının “demokratik gerileme
endişelerini artırdığını” vurguladı.
Gazete “Türkiye’de mahkeme muhalefet liderini görevden
aldı, Erdoğan kontrolü sıkılaştırıyor” başlıklı haberinde ayrıca kararın
piyasaları sarstığını, Borsa İstanbul’da yüzde 6’yı aşan düşüş yaşandığını ve
yatırımcıların siyasi istikrarsızlık kaygısıyla tepki verdiğini aktardı.
Gazete ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın aynı gün Londra’da
yatırımcılarla temas yürüttüğünü hatırlatarak, kararın piyasalarda hukuk
güvenliği ve siyasi öngörülebilirlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını
aktardı.
New York Times: Yargı Muhalefeti Yeniden Dizayn Ediyor
ABD merkezli The New York Times da kararı “Erdoğan’ın
rakiplerini zayıflatacak yeni bir hukuki hamle” olarak nitelendirdi. Gazete,
CHP yönetiminin görevden uzaklaştırılmasının, muhalefete yönelik kapsamlı bir
baskı sürecinin parçası olarak görüldüğünü yazdı.
Haberde, Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde olduğu, çok sayıda
CHP’li belediye başkanı ve yöneticinin benzer soruşturmalarla karşı karşıya
kaldığı hatırlatıldı. Ayrıca çok sayıda hukukçunun ’’Hükümetin, siyasi
muhalefeti yeniden şekillendirmek amacıyla mahkemeler üzerindeki etkisini
kullandığı’’ değerlendirmesine yer verildi. Gazete, kararı hükümetin erken
seçim hesaplarıyla ilişkilendirdi.
The Guardian: Muhalefete Yönelik Son Darbe
The Guardian gazetesi, mahkeme kararını “Erdoğan’a meydan
okuyan isimlere yönelik son darbe” şeklinde değerlendirdi. Gazete, CHP Genel
Başkanı Özgür Özel’in Türkiye’de muhalefetin yeni yüzü haline geldiğini ve
partinin yeniden canlanmasının mimarlarından biri olarak görüldüğünü yazdı.
Guardian, Özel’in görevden alınmasının ardından Kemal
Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesinin önünün açıldığını, bunun da CHP
içinde yeni krizlere yol açabileceğini belirtti. Haberde, dava sürecinin,
“CHP’yi kontrol altına alma” ve “Erdoğan’a daha uyumlu bir lideri yeniden
işbaşına getirme çabası” olarak eleştirildiği kaydedildi.
Gazete ayrıca son dönemde CHP’li belediye başkanlarına
yönelik operasyonlara dikkati çekerek, insan hakları örgütü Human Rights
Watch’un soruşturmaları, "adalet sisteminin CHP’ye karşı silah olarak
kullanılması” şeklinde değerlendirdiğini aktardı.
Özgür Özel’in daha önce Guardian’a verdiği röportajda
yaklaşan seçimi, “Türkiye’de otokrasi ile demokrasi arasında referandum” olarak
tanımladığı da haberde hatırlatıldı.
DW: Erdoğan İçin Önemli Bir Destek, Piyasalarda Sert
Düşüş
Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW), kararı “Erdoğan
için önemli bir destek” olarak gördü. DW haberinde, Özgür Özel döneminde
CHP’nin anketlerde AK Parti ile başa baş duruma geldiğini ve Özel'in özellikle
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından düzenlenen kitlesel protestoların
siyasi yüzlerinden biri halinde olduğunu vurguladı.
DW, ilk derece mahkemesinin daha önce dava dosyasında
“esaslı bir sorun bulunmadığı” yönünde karar verdiğini ancak istinafın bunu
bozduğunu hatırlattı. DW son kararın “CHP üyeleri ve seçilmiş muhalefet
temsilcilerini hedef alan hukuki süreçlerin son halkası” olduğunu yazdı.
Haberde ayrıca kararın ardından Türk piyasalarında sert düşüş yaşandığı ve
muhalefetin “kaosa sürüklendiği” değerlendirmelerine yer verildi
Avrupa Medyasından Analizler: “Ankara’da Yargısal Darbe”,
“Erdoğan’ın Yargısı Muhalefeti Felç Etti”
Fransız Le Monde gazetesi, gelişmeyi “Ankara’da yargısal
darbe” ifadesiyle duyurdu. Gazete, CHP yönetiminin yargı kararıyla
değiştirilmesinin Türkiye’de siyasi dengeler açısından önemli sonuçlar
doğurabileceğini belirtti. Le Monde, ilk derece mahkemesinin daha önce davayı
reddettiğini hatırlatarak, üst mahkemenin kararı tersine çevirmesinin
Türkiye’de yargı bağımsızlığı tartışmalarını derinleştirdiğini yazdı.
Alman Der Spiegel dergisi haberinde, “Erdoğan’ın yargısı
muhalefeti felç etti” başlığını kullandı. Analizde, kararın Türkiye’de yargı ve
siyaset ilişkisi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı ifade edildi. Dergi
ayrıca kararın Türkiye’de demokratik kurumların işleyişine dair tartışmaları da
büyüttüğünü belirtti.
Euronews, kararın CHP içinde yeni bir yönetim krizine yol
açtığını aktarırken, önceki dönem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun
yeniden göreve dönmesinin parti içindeki siyasi dengeleri değiştireceğini yazdı.
Haberde, kararın muhalefetin cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki stratejik
pozisyonunu da etkileyebileceği değerlendirmesine yer verildi.
Avrupa basınındaki analizlerde en sık kullanılan
kavramlardan biri “lawfare”, yani hukukun siyasi mücadele aracı olarak
kullanılması oldu. Birçok değerlendirmede, CHP kararının İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki yargı süreci ve belediyelere yönelik
görevden alma uygulamalarıyla birlikte ele alındığı görüldü.
Brüksel merkezli Avrupa Birliği yayın organları ve analiz
platformlarında ise karar, Türkiye’de daha önce belediyelerde uygulanan kayyum
modelinin daha geniş bir siyasi zemine taşınması tartışmalarıyla
ilişkilendirildi.
Bazı analizlerde, Özgür Özel yönetimindeki CHP’nin 2024
yerel seçimlerinde elde ettiği başarının ardından yeniden yükselen bir siyasi
alternatif haline geldiği, mahkeme kararının ise partiyi yeniden eski yönetim
yapısına döndürdüğü yorumları yapıldı. Avrupa basınındaki birçok analizde,
Türkiye’de siyaset-yargı ilişkilerinin Avrupa kamuoyunda yeniden yoğun biçimde
tartışılmaya başlandığı vurgulandı.