Türkiye'de Lise Sonrası: Üç gençten Biri Ne Eğitimde Ne İşte
Liseler güvenlik ve akran şiddetiyle gündemde. Peki eğitim verileri ne söylüyor? Lise çağında okullaşma yüzde 87, 18-24 yaş grubunda her üç gençten biri ne eğitimde ne istihdamda.
Türkiye'de liseler son dönemde okul güvenliği, silahlı
saldırılar ve akran şiddeti tartışmalarıyla gündemde. Ancak veriler eğitime
erişim, devamsızlık ve çalışma hayatıyla kurulan ilişkiye de dikkat çekiyor.
Resmi verilere göre lise çağında okullaşma ilkokul ve
ortaokula göre daha düşük. Genel ortaöğretimde dört öğrenciden biri, mesleki ve
teknik ortaöğretimde her iki öğrenciden biri 20 gün veya daha fazla devamsızlık
yapıyor. Örgün eğitimden açık öğretime geçişler ise artıyor.
Lise sonrasında başka bir gösterge öne çıkıyor. Ekonomik
İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne (OECD) göre ortaöğretime yeni başlayanların
yüzde 98,6'sı programın teorik bitiş süresinden sonraki iki yıl içinde
ortaöğretimi tamamlarken 18-24 yaşındaki gençlerin yüzde 31'i ne eğitimde ne
istihdamda.
Peki veriler lise çağından çalışma hayatına uzanan süreç
hakkında ne gösteriyor?
Lise Çağında Okullaşma Neden Düşüyor?
Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) 2025-2026 örgün eğitim
istatistiklerine göre 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı yüzde 87,09.
İlkokul çağında yüzde 98,46, ortaokul çağında yüzde 98,16 olan oran lise
çağında yaklaşık 11 puan daha düşük.
Ancak bu fark, 14-17 yaş grubundaki çocukların yüzde
12,91'inin eğitim dışında olduğu anlamına gelmiyor. Net okullaşma oranı, ilgili
yaş grubundaki nüfusun kendi yaşına karşılık gelen eğitim kademesine kayıtlı
bölümünü gösteriyor.
MEB, 2025 Yıl Sonu İzleme ve Değerlendirme Raporunda lise
çağındaki düşüşün bir bölümünü geçmişte yapılan okula başlama yaşı
değişikliğine bağlıyor. Bakanlığa göre değişiklik özellikle 17 yaş grubundaki
oranı etkiliyor.
Örgün lise dışında eğitimini sürdüren önemli bir grup da
bulunuyor. MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün 2025 Yılı İzleme ve
Değerlendirme Raporuna göre açık öğretimdeki 871 bin 37 aktif öğrencinin 323
bin 770'i 18 yaşın altında.
Eğitim Reformu Girişiminin (ERG) Eğitim İzleme Raporu 2025'e
göre 2024-2025'te örgün lisede okurken açık öğretime geçenlerin sayısı bir
önceki yıla göre yüzde 47,7 artarak 81 bin 258'e çıktı. Örgün ortaöğretimde
okuma hakkını kaybettiği için açık öğretime geçenlerin sayısı ise bir yılda
yaklaşık iki katına çıkarak 42 bin 807 oldu.
ERG, açık öğretimdeki öğrenci sayısının tek başına eğitimden
kopuş göstergesi olmadığını ancak örgün eğitimden açık öğretime geçişlerin
nedenlerinin izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
20 Gün ve Üzeri Devamsızlık Sorunu
Okula kayıtlı olmak öğrencinin eğitim sürecine düzenli
katıldığı anlamına gelmiyor. MEB'in 2025 Yıl Sonu İzleme ve Değerlendirme
Raporuna göre 20 gün ve üzeri devamsızlık oranı genel ortaöğretimde yüzde
27,74, mesleki ve teknik ortaöğretimde yüzde 49,78.
MEB, mesleki ve teknik ortaöğretimde devamsızlığın
azaltılması hedefine ulaşılamadığını belirtiyor. Bakanlık olası nedenler
arasında ailelerin ekonomik durumunu, ulaşım ve sağlık sorunlarını, ailevi
sorumlulukları ve öğrencilerin çalışma koşullarını sayıyor. Mesleki eğitim alan
bazı öğrencilerin çalışma saatlerinin okulla çakışabileceğine de dikkat
çekiliyor.
Aynı rapora göre mesleki ve teknik ortaöğretimde 9'uncu
sınıf tekrar oranı yüzde 38,43. MEB bu oranı akademik uyum, devamsızlık, temel
derslerdeki öğrenme eksikleri ve rehberlik ihtiyacıyla ilişkilendiriyor.
Yarım Milyondan Fazla Öğrenci MESEM'de
Eğitim ile çalışma hayatının doğrudan kesiştiği alanlardan
biri MESEM. MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün 2025 Yılı Birim
Faaliyet Raporuna göre 31 Aralık 2025 itibarıyla e-MESEM sisteminde 558 bin 977
çırak öğrenci kayıtlıydı.
Zorunlu ortaöğretim kapsamındaki MESEM'de öğrenciler teorik
eğitimin yanı sıra işletmelerde mesleki eğitim görüyor. İşletmeyle sözleşme
yapan öğrenciler iş kazası ve meslek hastalığına karşı sigortalanıyor ve ücret
alıyor.
Öğrencilerin haftanın büyük bölümünü işletmelerde geçirmesi
ise modeli çocuk işçiliği ve iş güvenliği tartışmalarının da konusu haline
getiriyor.
MEB'in TBMM'de bir soru önergesine verdiği yanıta göre 31
Aralık 2025'e kadar MESEM kapsamında 2 bin 68 kaza meydana geldi. Bunların 10'u
ölümlüydü.
MEB, MESEM'i zorunlu ortaöğretim kapsamındaki mesleki eğitim
olarak değerlendirirken eğitim sendikaları modeli çocuk işçiliği açısından
eleştiriyor.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Ocak
2026'daki MESEM çalıştayında çocuk emeği, iş sağlığı ve güvenliği ile iş
cinayetlerini temel sorunlar arasında saydı. Eğitim ve Bilim İşgörenleri
Sendikası (Eğitim-İş) da Mayıs 2026'da yayımladığı raporda çalışma süreleri,
işyerindeki fiziksel ve psikolojik şiddet ile iş güvenliği sorunlarına dikkat
çekti. Raporda aktarılan bir araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 53,6'sı
işyerinde fiziksel veya psikolojik şiddet görüyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) ise MESEM
öğrencilerini çocuk işçiler kapsamında izliyor. İSİG'e göre 1 Eylül 2025 ile 31
Ağustos 2026 arasında Türkiye genelinde en az 95 çocuk işçi hayatını kaybetti.
Bu sayı yalnızca MESEM öğrencilerini değil, farklı sektörlerde çalışan bütün
çocukları kapsıyor.
Lise Tamamlanıyor, Peki Sonrası?
OECD'nin 29 Eylül'de yayımladığı Bir Bakışta Eğitim 2026
raporuna göre Türkiye'de ortaöğretime yeni başlayanların yüzde 98,6'sı
programın teorik bitiş süresinden sonraki iki yıl içinde ortaöğretimi
tamamlıyor. Türkiye bu oranla verisi bulunan 24 ülke arasında ilk sırada. OECD
ortalaması yüzde 84,9. Ancak diploma sonrasındaki eğitim ve istihdam
göstergeleri farklı bir tablo ortaya koyuyor.
OECD'nin 2025 verilerine göre Türkiye'de 18-24 yaşındaki
gençlerin yüzde 30,9'u ne eğitimde ne istihdamda. OECD ortalaması yüzde 14,1.
Türkiye bu oranla verisi bulunan 38 OECD ve ortak ülke arasında ikinci sırada.
Kadınlarda oran yüzde 42,6, erkeklerde yüzde 20,4.
Türkiye'deki NEET oranı 2015'te yüzde 33 iken 2025'te yüzde 31'e geriledi. Her
iki yıl için verisi bulunan OECD ülkelerinin ortalaması ise aynı dönemde yüzde
16'dan yüzde 13'e düştü.
ERG, özellikle kadınların yüksek NEET oranına dikkat çekerek
eğitimden istihdama geçişin eğitim politikalarının yanı sıra işgücü piyasası ve
toplumsal cinsiyet eşitsizlikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini
belirtiyor.
Türkiye ortalaması bölgeler arasındaki farkı da gizliyor.
OECD'ye göre 18-24 yaş grubundaki NEET oranı İstanbul'da yüzde 19 iken Van,
Muş, Bitlis ve Hakkâri'yi kapsayan bölgede yüzde 48'e çıkıyor. Türkiye,
bölgesel farkın 20 puanı aştığı ülkeler arasında.
Lise çağındaki göstergeler eğitime katılım ve devam
sorunlarına işaret ederken olduğunu gösteriyor.