NeHaber
Bölgesel Haberler

Sahadan Milyonlara Uzanan Hikaye; Amedspor Neden Kürtlerin Sembolüne Dönüştü?

Takımın başarısı, farklı görüşlere sahip Kürtler arasında ortak bir heyecan ve aidiyet duygusu yaratırken, uzun süredir birbirinden uzak duran kesimlerin en azından futbol üzerinden aynı duyguda buluşmasına da zemin hazırlıyor.

Sahadan Milyonlara Uzanan Hikaye; Amedspor Neden Kürtlerin Sembolüne Dönüştü?

Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Beşiktaş’ı Diyarbakır’da 3-2 mağlup ederek 13 puanla liderlik koltuğuna oturan Amedspor, yalnızca aldığı üç puanla değil, etrafında oluşturduğu toplumsal atmosferle de haftanın en çok konuşulan takımı oldu. Diyarbakır Stadyumu’nu dolduran binlerce taraftarın ortaya koyduğu görüntüler, maç öncesi ve sonrasında yaşananlar ve karşılaşmanın ardından yapılan değerlendirmeler, Amedspor’un kentte ve Kürtler arasında futboldan daha geniş bir anlam taşıdığını bir kez daha ortaya koydu.

Liderlik koltuğuna 3-2’lik zaferle oturdu

Diyarbakır’da 33 bin taraftarın önünde oynanan karşılaşmada Amedspor, Beşiktaş karşısında maça hızlı başladı. Gift Orban’ın 13. dakikadaki golüyle öne geçen yeşil-kırmızılı ekip, 22. dakikada Dia Saba’nın golüyle farkı ikiye çıkardı.

Beşiktaş 55. dakikada Dusan Vlahovic ile farkı bire indirse de Amedspor 59. dakikada Furkan Soyalp’in aşırtma vuruşuyla yeniden iki farklı üstünlük sağladı. 84. dakikada Amadou Cisse’nin kırmızı kart görmesiyle karşılaşmanın son bölümünü 10 kişi tamamlayan Amedspor, uzatma dakikalarında Orkun Kökçü’nün penaltı golüne rağmen skoru korudu ve sahadan 3-2 galip ayrıldı. Bu sonuçla puanını 13’e yükselten Diyarbakır ekibi, averajla ligin yeni lideri oldu.

270 milyon avroluk Beşiktaş’a 27 milyon avroluk cevap

Karşılaşmanın bir başka dikkat çekici boyutu ise iki takım arasındaki ekonomik farktı. Notlarda yer alan hesaplamaya göre yaklaşık 270 milyon avroluk kadro değeri bulunan Beşiktaş karşısında yaklaşık 27 milyon avroluk kadrosuyla sahaya çıkan Amedspor, mücadele gücü ve takım organizasyonuyla rakibini mağlup etti.

Teknik Direktör Besnik Hasi’nin Beşiktaş’ın hücum gücüne karşı aldığı önlemler, Amedspor’un savunma organizasyonu ve hızlı hücumları galibiyetin belirleyici unsurları arasında gösterildi. Orban, Saba ve Furkan Soyalp’in hücumdaki etkinliği; kaleci Alban Lafont’un özellikle karşılaşmanın son bölümündeki kurtarışları galibiyette önemli rol oynadı. Bu sonuç, sezon başında iki takım arasında kadro kalitesi ve ekonomik güç bakımından yapılan karşılaştırmaların sahadaki karşılığının her zaman aynı olmadığını da gösterdi.

Maçtan önce başka, maçtan sonra başka yorum

Amedspor’un Beşiktaş karşısındaki galibiyeti, maç öncesi yapılan değerlendirmeleri de gündeme taşıdı. Karşılaşma öncesinde Amedspor’un farklı mağlup olacağını öne süren bazı spor yorumcuları, 3-2’lik sonucun ardından bu kez Diyarbakır ekibinin oyununu, Hasi’nin taktik tercihlerini ve tribün atmosferini öne çıkardı. Beşiktaş’ın Marsilya galibiyeti ile elde ettiği moral ve motovasyon Besni Hassi’nin aldığı önlemler ve teknik dizilimi sayesinde Amedspor karşısında etkili olmadı.

Yorumlarda Diyarbakır Stadyumu’ndaki atmosfer özellikle dikkat çekti. Bazı yorumcular tribünleri Liverpool’un ünlü kale arkası tribünlerine benzetirken, bir başka değerlendirmede Amedspor’un taraftar desteğiyle savunma yaptığı ifade edildi. Galibiyetin ardından kullanılan “Analarının ak sütü kadar helal bir galibiyet” ifadesi de maç sonu yorumlarının dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Böylece hafta boyunca Amedspor’un farklı yenileceği yönündeki yorumlarla başlayan tartışma, 90 dakikanın sonunda liderlik tablosunda farklı bir görüntüye dönüştü. Amedspor’a ligde çok şans ve görünürlük tanımayan birçok yorumcunun ani fikir değiştirmesi dikkat çekti.

Beşiktaş’ın hocası: Amedspor gerçekten muhteşemdi

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da karşılaşmanın ardından Amedspor’un oyununu öven açıklamalarda bulundu. İtalyan teknik adam, “Gerçekten Amedspor’u tebrik etmek istiyorum. Maça çok iyi bir başlangıç yapan bir takım gördüm. Böyle bir başlangıç yapmaları gerçekten muhteşem ve muazzam” dedi.

Amedspor’un kendilerini çok zorladığını belirten Italiano, “Biz maça çok kötü başladık ve ilk yarıda da kötü bir reaksiyon gösterdik. Ne kadar istesek ve mücadele etsek de bu yeterli olmadı. Amedspor bizi gerçekten çok zorladı” ifadelerini kullandı. İtaliano ayrıca Diyarbakır’a gelecek diğer takımların da zorlanacağını belirterek, “Buraya gelecek her takımın burada zorluk yaşayacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Wils: Oyuncularımız çok büyük bir karakter ortaya koydu

Amedspor Yardımcı Antrenörü Stef Wils ise karşılaşmanın ardından oyuncularının mücadele gücüne dikkat çekti. Wils, “İlk yarıya çok yüksek bir enerjiyle başladık. Büyük fırsatlar yakaladık ve rakibi oldukça zorladık. 32. dakikaya kadar 2-0 öne geçmeyi başardık” dedi.

İkinci yarıda aynı seviyeyi sürdüremediklerini belirten Wils, buna rağmen oyuncularının mental olarak güçlü kaldığını ifade ederek, “Oyuncularımız çok büyük bir karakter ve cesaret ortaya koydu. Mental olarak çok güçlüydüler ve sonuna kadar mücadele ettiler” diye konuştu. Wils, 13 puanla lider durumda olduklarını belirterek bundan sonraki hedeflerinin aynı çizgiyi sürdürmek olduğunu söyledi.

Nahit Eren’den sert hakem eleştirisi

Karşılaşmanın ardından Amedspor Kulüp Başkanı Nahit Eren’in açıklamaları ise maçın sportif boyutunun dışına taşan bir başka tartışma yarattı. Eren, 14 dakikalık uzatma süresine ve bazı hakem kararlarına tepki göstererek, “Bugün lider olduk ama içimiz rahat değil. Böylesi bir yönetim anlayışını, hakem anlayışını kabul etmeyeceğiz. Amedspor'un bu lige kattığı rengi gölgeleyemezsiniz” dedi.

Eren ayrıca mütevazı bir bütçeyle kurdukları kadroyla Süper Lig’de kalıcı olmak ve üst sıraları zorlamak istediklerini belirtti. Hakem kararlarının ligin önüne geçmemesi gerektiğini savunan Eren’in açıklamaları, kulübün Süper Lig’de yalnızca sportif başarıyı değil, kendi konumuna ilişkin tartışmaları da gündeme taşıyacağının işareti oldu.

Diyarbakır’da maç gününden çok daha fazlası yaşandı

Amedspor’un Beşiktaş karşılaşması, maçın başlama düdüğünden günler önce Diyarbakır’da hissedilmeye başladı. Etkinlikler düzenlendi, biletler kısa sürede tükendi ve maç günü sabahın erken saatlerinden itibaren taraftarlar stadyuma yöneldi.

Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı’nın Diyarbakır’a gelişi de karşılıklı mesajların öne çıktığı görüntülere sahne oldu. Çarşı grubunun Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in mezarını ziyaret etmesi ve buradan açıklama yapması da maçın sportif sınırlarını aşan gelişmeler arasında yer aldı.

Stadyumda ise Amedspor’un Barikat, Direniş, Azadi ve UltrAmed taraftar gruplarının öncülüğünde 90 dakika boyunca yoğun tezahüratlar yapıldı. “Kimiz biz, Kürdüz biz”, “Diren ha Diyarbekir diren”, “Amed şehrim benim” ve “Bizi öldü sanmasınlar” sloganlarıyla birlikte Çav Bella marşının tribünlerde yankılanması dikkat çekti.

Dev insan figürü şeklindeki koreografide Em hatın (Biz Geldik) mesajının kullanılması da karşılaşmanın tribünlerde yalnızca sportif bir organizasyon olarak görülmediğini gösteren sembollerden biri oldu.

Amedspor neden futbolun ötesinde bir anlam taşıyor?

Amedspor’un etrafında oluşan toplumsal ilginin arka planında yalnızca futbol başarısının bulunmadığı yönündeki değerlendirmeler uzun süredir yapılıyor. Özellikle Suriye’nin Rojava bölgesindeki siyasi belirsizlik, Irak Kürdistan Bölgesi ile Bağdat arasındaki sorunlar, İran’daki gelişmeler ve Türkiye’de Kürt meselesine ilişkin sürecin yarattığı beklentiler, Kürtlerin kendilerini ifade ettikleri alanların tartışılmasına neden oluyor.

Haber Detay - Icerik Arasi

Bu çerçevede Amedspor’un Süper Lig’e çıkması ve şimdi de ligin zirvesine yerleşmesi, taraftarları açısından sportif başarının ötesinde bir sembolik anlam kazanmış durumda. Amedspor’un maçlarında Kürtçe sloganların, Kürt kimliğine ilişkin sembollerin ve Diyarbakır’a yapılan göndermelerin öne çıkması, futbol tribününü aynı zamanda bir kimlik ve aidiyet alanına dönüştürüyor.

Bu nedenle Amedspor’a yönelik ilginin yalnızca “bir futbol takımının taraftarlığı” üzerinden okunmasının eksik kalacağı yönünde bir yaklaşım ortaya çıkıyor. Kulübün tarihsel olarak karşılaştığı isim ve kimlik tartışmaları da bu sembolik anlamı güçlendiren unsurlar arasında değerlendiriliyor.

“Kî ne em?” sorusuna tribünlerden verilen cevap

Amedspor çevresindeki bu kimlik anlatısının en güçlü karşılıklarından biri tribünlerde ortaya çıkıyor. Notlarda yer alan ifadeyle, “Kî ne em?” yani “Biz kimiz?” sorusu Amedspor tribünlerinde yalnızca bir tezahürat değil, takım ile taraftar arasındaki ilişkinin anlatıldığı bir sembole dönüşüyor.

Amedspor’un yıllar içerisinde isim, kimlik ve temsil tartışmalarıyla birlikte anılması, kulübü destekleyen kesimler açısından takımı sportif bir yapıdan daha geniş bir toplumsal hafızanın parçası haline getirdi. Bu nedenle Diyarbakır Stadyumu’nda ortaya çıkan görüntüler, Amedspor’un sahadaki mücadelesi kadar tribündeki kimlik ifadeleriyle de okunuyor.

“Amedspor Kürtlerin umudu” ifadesi ne anlatıyor?

Amedspor çevresinde oluşan söylemde kulüp, Kürtlerin yaşadığı farklı coğrafyalarda ortak bir aidiyet ve moral alanı olarak tarif ediliyor. Ancak bu anlamı yalnızca kulübün kendisine atfetmekten çok, taraftarların ve destekçilerin Amedspor’a yüklediği sembolik değer üzerinden okumak gerekiyor.

Son yıllarda bölgedeki siyasi gelişmeler, güvenlik sorunları ve Kürtlerin farklı ülkelerde yaşadığı siyasi belirsizlikler düşünüldüğünde, futbolun günlük siyasi tartışmaların dışında görece daha geniş bir ortaklaşma alanı oluşturduğu görülüyor. Amedspor da bu alanın Türkiye’deki en görünür örneklerinden biri haline gelmiş durumda.

Bu nedenle Beşiktaş karşısında alınan 3-2’lik galibiyet, Amedspor açısından yalnızca üç puan ve liderlik anlamına gelmedi. Diyarbakır’da futbolun kent kimliği, taraftar kültürü ve toplumsal aidiyetle kurduğu ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu da yeniden görünür hale getirdi.

Şimdi yeni tartışma başlıyor

Amedspor, sezonun henüz altıncı haftasında liderlik koltuğuna oturdu. Önünde uzun bir sezon var. Ancak Beşiktaş galibiyetiyle ortaya çıkan tablo, Diyarbakır ekibinin artık Süper Lig’in yalnızca yeni takımı olarak değil, ligin sportif dengelerini etkileyen bir ekip olarak değerlendirilmesini beraberinde getirdi. Daha önemlisi, Amedspor’un başarısı ile tribünlerde ortaya çıkan kimlik ve aidiyet ifadeleri aynı anda görünür hale geldi. Bir tarafta 13 puanla ligin zirvesine çıkan, mütevazı bütçeli bir takım; diğer tarafta bu takıma yalnızca futbol üzerinden bakmayan geniş bir taraftar kitlesi bulunuyor.

Bu nedenle Diyarbakır’daki Beşiktaş maçı, Amedspor açısından sezonun yalnızca bir karşılaşması olarak kalmayacak. 3-2’lik skor tabelada liderliği gösterirken, tribünlerdeki görüntüler Amedspor’un Kürtler ve Diyarbakır açısından taşıdığı sembolik anlamın da yeniden tartışılmasına yol açtı.

Dargın Kürtleri aynı tribünde buluşturan takım

Amedspor’un Kürtler açısından taşıdığı anlamı yalnızca tribünlerdeki sloganlarla açıklamak yetersiz kalıyor. Beşiktaş maçı öncesi ve sonrasında Diyarbakır’da ortaya çıkan görüntüler, takımın farklı kesimleri aynı heyecan etrafında buluşturan bir ortak zemine dönüştüğünü gösterdi.

Maç öncesinde Kürt giyim tarzlarıyla dikkat çeken yaşlı kadınların duaları, Kürt toplumunda “melle” olarak ifade edilen imamların camilerde ve açık alanlarda Kur’an okuması, karşılaşmanın yalnızca bir futbol müsabakası olarak görülmediğini ortaya koyan görüntüler arasındaydı.

Maç gecesi ise Türkiye’nin yanı sıra İran, Irak, Suriye ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Kürtlerin karşılaşmayı ekranlardan takip ettiği, Amedspor’un galibiyetiyle birlikte kutlamalara katıldığı görüntüler sosyal medyada geniş biçimde paylaşıldı. Diyarbakır’da galibiyet sonrası yaşananlar da dikkat çekiciydi. Yaşlılardan gençlere, kadınlardan çocuklara kadar farklı kesimlerden insanların çarşı, pazar ve sokaklarda bir araya gelerek halay çekmesi, Amedspor’un kentte oluşturduğu toplumsal karşılığın boyutunu gösterdi.

Bu görüntüler, Amedspor’un Kürtlerin kimlik, aidiyet ve taleplerini ifade ettikleri alanlardan biri haline geldiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Futbol sahası ve tribünler, bazı kesimler açısından siyasi tartışmaların doğrudan yürütüldüğü alanlardan farklı olarak ortak bir duygu ve aidiyet zemini oluşturuyor.

Farklı Kürt kesimleri aynı heyecanda buluştu

Diyarbakır’da maçı izleyen bazı siyasi analistlerin değerlendirmelerinde de Amedspor’un Kürtlerin kendilerini ifade etmeleri açısından yeni ve etkili bir alan oluşturduğu görüşü öne çıktı. Amedspor’un dikkat çekici bir başka özelliği ise farklı siyasi görüşler, örgütlenmeler ve toplumsal kesimler arasında ortaklaşmayı kolaylaştırması. Geçmişte çeşitli nedenlerle birbirinden uzaklaşan veya aynı zeminde buluşmakta zorlanan Kürt kesimlerinin, söz konusu Amedspor olduğunda aynı tribünde, aynı ekran başında ve aynı sokak kutlamalarında buluşabilmesi dikkat çekiyor.

Bu açıdan Amedspor’un yarattığı etki yalnızca sportif başarıyla sınırlı kalmıyor. Takımın başarısı, farklı görüşlere sahip Kürtler arasında ortak bir heyecan ve aidiyet duygusu yaratırken, uzun süredir birbirinden uzak duran kesimlerin en azından futbol üzerinden aynı duyguda buluşmasına da zemin hazırlıyor.

Futbol sahasından taşan bir ortaklık

Amedspor’un Beşiktaş karşısındaki galibiyetinden sonra ortaya çıkan tablo, bu nedenle yalnızca bir Süper Lig maçının ardından yaşanan kutlamalar olarak okunmuyor. Tribünlerdeki sloganlar, Kürtçe ifadeler, dualar, halaylar ve farklı kentlerdeki kutlamalar birlikte değerlendirildiğinde, Amedspor’un önemli bir toplumsal buluşma alanına dönüştüğü görülüyor.

Bir futbol takımının, farklı siyasi ve toplumsal nedenlerle birbirinden uzaklaşmış kesimleri aynı sevinçte buluşturması, Amedspor’un Kürtler açısından taşıdığı sembolik anlamı da büyütüyor. Beşiktaş maçı sonrasında Diyarbakır’dan başlayıp farklı ülke ve kentlerdeki Kürtlerin kutlamalarına yansıyan görüntüler, bu ortaklığın en görünür örneklerinden biri oldu.

Kaynak: T24

Yorumlar

Yorum yapmak icin Giriş Yap veya Kayıt Ol.

Ne Haber Ajansı uygulamasını indirin

Son dakika bildirimleri ve kişiselleştirilmiş haber akışı ile haberlere anında ulaşın.

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir