1999'dan bu yana İmralı Cezaevi'nde bulunan ve yeni çözüm süreci kapsamında 27 Şubat'ta PKK'ya kendini feshetme ve silahları bırakma çağrısı yapan PKK lideri Abdullah Öcalan, örgütüne yönelik yeni bir çağrı yaptı.
26 yıl sonra ilk kez videolu görüntüsü paylaşılan Öcalan, bir kez daha silah bırakma çağrısı yaparak, "Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum. Ve sizi de bu ilkeyi hayata geçirmeye çağırıyorum" dedi. Öcalan, "Silah bırakma mekanizmasının kurulması süreci ileri taşıyacaktır. Yapılan, silahlı mücadele aşamasından demokratik siyaset ve hukuk aşamasına gönüllüce geçiştir. Bu bir kayıp değil, tarihi bir kazanım olarak değerlendirilmek durumundadır. Silah bırakmaya ilişkin detaylar belirlenecek ve hızlıca hayata geçirilecektir" diye konuştu. PKK'nın silah bırakma görüntüsü vereceği tartışmalarına paralel olarak gelen mesajın videolu olması dikkat çekti. Adalet Bakanlığı'ndan şubat ayında yapılan açıklamada videolu mesaja mevzuat gerekçe gösterilerek yeşil ışık yakılmazken, DEM Parti ise ikinci mesajın videolu olmasının beklendiğini kaydetmişti.
Kürt sorununun çözümü için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlatılan 'yeni çözüm süreci'nde önemli gelişmeler yaşanıyor. PKK'nın bu hafta silah bırakma töreni yapması beklenirken, TBMM'de sürece ilişkin olarak komisyon kurulması da gündemde. Silah bırakma törenine PKK lideri Abdullah Öcalan'ın mesaj gönderip göndermeyeceği merak edilirken, Öcalan'ın açıklaması, Fırat Haber Ajansı (ANF) tarafından görüntülü olarak kamuoyuyla paylaşıldı.
Öcalan, "Varlık inkârına dayalı ve ayrı devlet amaçlı PKK hareketi ve dayandığı ulusal kurtuluş savaş stratejisine son verilmiştir" diyerek, "Varlık tanınmış, dolayısıyla ana amaç gerçekleşmiştir. Miadını doldurma bu anlamdadır. Gerisi aşırı tekrar ve açmaz olarak değerlendirilmiştir" ifadelerini kullandı.
Kürt sorununun çözümüne yönelik son dönemde yaşanan tüm gelişmelerin, İmralı'da gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda ortaya çıktığını belirten Öcalan, "Görüşmelerin özgür irade temelinde yürütülmesine azami dikkat gösterilmiştir" dedi.
Silahların bırakılmasının ve TBMM'de kanunla kurulacak komisyonun çalışmalarının önemli olduğuna vurgu yapan Öcalan, "Atılan adımların boşa çıkmayacağını biliyorum. Samimiyeti görüyor ve güveniyorum" şeklinde konuştu.
Sürece ilişkin görüşmelerde ve açıklamalarda sıklıkla gündeme gelen cezaevi koşulları ve olası "salıverilme" tartışmalarına da değinen Öcalan, "Biliyorsunuz ki ben hiçbir zaman kendi özgürlüğümü bireysel bir sorun olarak görmedim. Felsefi olarak da kişi özgürlüğü toplumdan soyut olamaz. Birey özgürleştiği oranda toplum, toplum özgürleştiği oranda birey özgür olabilir. Bu eğilimin gereğine bağlı kalınacağı tabidir" ifadelerini kullandı.
İmralı Cezaevi'nde bulunan ve 26 yıl sonra ilk kez sesi duyulan Öcalan'ın açıklaması şöyle:
“Değerli yoldaşlar;
Komünalist yoldaşlık hareketimizin geldiği aşamayı, yaşadıkları somut durumu, sorun ve çözüm yollarına ilişkin kapsamlı bir mektupla tekraren de olsa açıklayıcı ve yaratıcı yanıtlar vermeyi, sizlere karşı etik bir görev saymaktayım.
27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı savunmaya devam etmekteyim.
Sizlerin PKK’nin 12. Fesih Kongresi’yle, buna kapsamlı oldukça doğru bir içerikle pozitif yanıt vermenizi tarihi bir karşılık olarak değerlendirmekteyim.
Gelinen nokta oldukça değerli ve tarihi nitelikte sayılmak durumundadır. Bu arada köprü ilişkide bulunan yoldaşların çabası aynı değerde ve takdire şayandır.
Tüm yaşanan gelişmeler sonunda tarihi bir dönüşüm sayılması gereken bir Demokratik Toplum Manifestosu hazırladım. Bu manifesto, yaklaşık 50 yıllık 'Kürdistan Devriminin Yolu' manifestosunu başarıyla ikame edecek niteliktedir. Sadece Kürt tarihsel toplumu için değil, bölgesel ve küresel toplum için de tarihsel toplumsal bir içerik taşıdığına inanmaktayım. Tarihi manifesto geleneğinin başarılı bir örneğini teşkil ettiğinden kuşku duymamaktayım.
Tüm bu gelişmelerin İmralı’da gerçekleştirdiğim görüşmeler neticesinde yaşandığını açıkça belirtmek durumundayım. Görüşmelerin özgür irade temelinde yürütülmesine azami dikkat gösterilmiştir.
Varılan aşama, yeni adımlarla pratiğe geçmeyi gerekli kılmaktadır. Bu aşamanın ve gerekli adımların da tarihi nitelikte olduğunun önemle belirtilmesi, anlaşılması ve gereklerine bağlı kalınması, yol alınması açısından kaçınılmazdır.






