NeHaber
Yaşam

Güneydoğu’dan Batıya Göçün Görünmeyen Yükü: Mevsimlik Tarım İşçisi Kadınların Bitmeyen Mesaileri ve Kronik Yorgunluk Krizi

Doğu ve Güneydoğu’daki işsizlik nedeniyle her yıl aileleriyle birlikte geçimlerini sağlayabilmek için yolculuğa çıkan mevsimlik tarım işçisi kadınlar hem tarladaki zorlu mesaiyle hem de çadırlardaki ikinci mesaiyle tükenme noktasına geliyor. Uzmanlar dinlenme hakkı verilmeyen mevsimlik tarım işçisi kadınlar için aşırı yoksulluk krizinin iş kazalarını arttırdığını söylüyor.

Güneydoğu’dan Batıya Göçün Görünmeyen Yükü: Mevsimlik Tarım İşçisi Kadınların Bitmeyen Mesaileri ve Kronik Yorgunluk Krizi

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde iş imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle her yıl binlerce aile geçinebilmek amacıyla Batı illerine tarım işçisi olarak gitmek zorunda kalıyor. TBMM Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sorunlarını Araştırma Komisyonu ve Dünya Bankası ortaklığıyla hazırlanan raporlar Türkiye genelinde sayıları 2 milyonun aşan mevsimlik tarım işçilerinin %54’ünü kadınların oluşturduğunu söylüyor. Bu zorlu yolculuğun faturasını en ağır kadınlar ödüyor çünkü kadınlar için iş tarlada bitmiyor. Tarladaki iş bitip çadıra döndüklerinde ev temizliği, bulaşık, yemek, çocuk bakımı gibi işlerle geç saatlere kadar çalışmaya devam ediyorlar. Bu olgu İş Sağlığı ve Güvenliği literatüründe zihnin hiç dinlenememesi anlamına gelen kronik yorgunluk ve tükenmişlik olarak adlandırılıyor. 

Suruç’tan Çukurova’ya domates ve biber toplama işi için gelen 31 yaşındaki Tuğba, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Tarladan ailecek döndüğümüzde erkekler çadırın önünde dinleniyor, çay bekliyor ve bizim için ikinci mesai başlıyor. Çadıra ağır bidonlarla su taşımak, sıcakta yemek yapmak, elimizle çamaşır yıkamak işi hep bize kalıyor. Şafak vaktiyle çalışmaya başlıyoruz akşam 9’da hala ayaktayız. Bazen yorgunluktan kemiklerim sızlıyor ve uyuyamıyorum. Sabah çok erken uyanmak zorunda kalıyoruz. Dinlenmeye hiç hakkımız yok.” Kalkınma Atölyesi Kooperatifi ve akademik saha çalışmalarının verileri Tuğba’nın söylediklerini doğruluyor. Bu raporlar mevsimlik tarım işçisi kadınların %90’ından fazlasının ev işlerini tek başlarına yaptığını söylüyor. Bu veriler aynı zamanda mevsimlik tarımda kadınların %85’inin günde 5 saatten bile az uyuduğunu ve kazandıkları paranın evin yetişkin erkek üyesinin cebine girdiğini anlatıyor.

İSG Uzmanı Aslıhan Uçkan, mevsimlik tarım işçisi kadınların yaşadığı bu durumun aslında çok ciddi bir sağlık ve güvenlik sorunu olduğunu ifade ediyor. Uçkan, kronik yorgunluğun işçinin dikkati üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekerek şunları söylüyor: “Bir işçisinin sabah işe sağlıklı bir şekilde başlayabilmiş olması için yeteri kadar dinlenmiş olması gerekiyor. Fakat görünen o ki tarım işçisi kadınlara bu imkan sağlanmıyor. Tarladan hemen sonra çadırdaki işler başlıyor. Kadınlar günde 4-5 saat uyuyabiliyor ve o uykunun da kalitesinin çok iyi olduğunu düşünmüyorum. Aynı zamanda çadır ve tuvaletlerin temiz olmaması kadınlarda sürekli bir stres ve tetikte olma hali yaratıyor.”

İSG Uzmanı Aslıhan Uçkan
İSG Uzmanı Aslıhan Uçkan

Uçkan, bu aşırı yorgunluğun tarlada iş kazalarının yaşanmasında nasıl artışa neden olduğunu ise şu çarpıcı resmi istatistiklerle dile getiriyor: "İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin yıllık raporlarındaki iş kazası verilerinde kadın işçilerde yaralanma, tarım araçlarından düşme ve güneş çarpması gibi durumlar erkeklerden %30 oranında daha fazla. Bunun en büyük nedeni yorgunluk ve yeteri kadar dinlenememe. Uykusuz bir insan tarladaki riskler yeteri kadar fark edemez. Ayrıca resmi istatistiklere yansımayan veriler de var ve bakınca kadınların ne kadar etkilendiğini daha iyi görebiliyoruz.”

Reklam Alanı

Doğu ve Güneydoğu'daki iş imkanlarının yetersizliği sorunu çözülmedikçe mevsimlik tarım nedeniyle yapılacak göçler hep devam edecek gibi görünüyor. Uzmanlar kadınların çadırlardaki yükünü azaltmak için çok basit ama kadınlar için çok önemli adımların olduğunu söylüyor. İSG Uzmanı Aslıhan Uçkan çadır kentlere, çamaşırhane, kreş ve büyük mutfakların kurulması gerektiğini söylüyor. Çadırlara temiz su ve elektriğin verilmesi de kadınların yükünü azaltma açısından büyük önem taşıyor. Kadınların sadece tarlada değil, çadırda da insanca dinlenmeyi hak ediyor. Türkiye'nin gıda ihtiyacının üretiminde önemli bir rol alan bu kadınlar, yetkililerden yalnızca adil bir ücret değil, çadırda insani koşullarda dinlenebilmeyi talep ediyorlar.

 

Yorumlar

Yorum yapmak icin Giriş Yap veya Kayıt Ol.

Ne Haber Ajansı uygulamasını indirin

Son dakika bildirimleri ve kişiselleştirilmiş haber akışı ile haberlere anında ulaşın.

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir