Adıyaman'ın Besni ilçesinde yetim büyüyen ve 6 Şubat depreminde kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, deprem sonrası travmaları kendisini yetim ve öksüz çocuklara adayarak atlattı.
Babasız büyüyen Leman Neslihan Aslan, 6 Şubat depreminde Besni ilçesi Pınarbaşı Mahallesi Abdiağa Caddesi'nde bulunan Nur Apartmanı'nın enkazında kaldı. Annesi ve iki kardeşiyle saatler sonra enkazdan sağ çıkmayı başaran Leman Neslihan Aslan'ın 19 yaşındaki kardeşi İbrahim Aslan'ın cansız bedeni enkazdan çıkartıldı.
Annesi ağır yaralanan, kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, depremden sonra yetim ve öksüz çocuklara destek olmak için Besni Sosyal Hizmetler Merkezi gönüllüsü oldu. İngilizce Öğretmenliği mezunu olan Leman Neslihan Aslan, köy köy dolaşarak çocukların yanında oldu. Leman öğretmen daha sonra Besni Belediyesi Toplumsal Gelişim Merkezi bünyesinde açılan İngilizce kursunda öğrencilere İngilizce eğitimi verdi. Yaz tatili boyunca 60 öğrenciye İngilizce eğitimi veren Leman öğretmen, depremin açtığı derin yaraları kendisini çocuklara adayarak kapattı.

Çocuklarla hayata bağlandığını vurgulayan öğretmen Leman Neslihan Aslan, “6 Şubat depreminde yani asrın felaketi olayında Adıyaman'ın Besni ilçesinde ailemle birlikte enkazda kaldık maalesef. Bir kardeşimi enkazda kaybettik, annem ağır yaralı olarak çıktı, hala tedavileri devam etmekte. Ben içerden kendim çıktım. Daha önce AFAD eğitimleri almıştım, depremin olduğunu bildiğim için güvenli bir şekilde çıktım. Kendim çıktıktan sonra annemi çıkarttım aynı şekilde. Sosyal hizmetlere giderek 'ailesini kaybeden yetim, öksüzlerle ilgilenmek istiyorum' dedim. Onlar da sağ olsunlar yardımcı oldular. Besni de ailesini kaybeden 19 yetim ve öksüz öğrenci var, çocuk var. Daha öğrenci olmayan 5 yaşında çocuklar var. Onlarla ilgilenmek istedim. Onların psiko-sosyal destekte bulunmak istedim. Okul hayatlarında eğitimlerine katkı sunmak istedim. Bir şeyler yapmak istedim. Sosyal hizmetlerde beş ay boyunca gönüllü öğretmenlik yapmamı sağladılar ve o çocuklarla ilgilendim. Ben yetim büyüdüm, o yüzden benim hayatım her zaman yetimlerin hayatında iz bırakmak, yetimlere dokunmak. Yasımı hala tutmadım, hala içimde bir yerde kardeşimin sızısı, hala içimde bir yerde var. Çocuklar ben demek olduğu için çocuklarla birlikte yasımı, stresimi, her türlü hüznümü attım zaten. Öğretmen olduğum için de benim tek gayem öğretmek, çocuklarla birlikte olmak. O yüzden her şeyi çocuklarla birlikte hallettim, öyle güzel gelişmeler yaşadık ki hayata tutundular, eğitime tutundular. Bir hayalleri oldu. Deprem zamanı umudunu kaybeden çocuklar şuan kitap okuyorlar, bir yandan okul dersleriyle ilgileniyorlar, bir yandan edebiyatla ilgileniyorlar. O şekilde hayata tutundular yani” dedi.







