DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Kobani Kumpas Davası siyasal intikam ve rövanş davasıdır. Bu nedenle bu iklimi değiştirecek gelişmelere ihtiyacımız var” dedi.
Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında güncel siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Konuşmasında ağırlıklı olarak Kobani Davası’nın gerekçeli kararına değinen Doğan, kararın hukukla ilgisinin bulunmadığını belirterek, “Bu iklimi değiştirecek gelişmelere ihtiyacımız var” dedi.
“Sadece DEM Parti’yi Değil, Tüm Türkiye’yi İlgilendiriyor”
Kobani Davası’nın Türkiye’nin tamamını ilgilendiren bir mesele olduğunu vurgulayan Doğan, şunları söyledi:
“Kobani Kumpas davasıyla başlamak istiyorum. Niye bu karar bütün Türkiye açısından önemli? Çünkü söz konusu dava ve benzerleri sadece DEM Parti, seçmenlerini ilgilendirmiyor. Tüm Türkiye’nin, herkesin özgürlük, eşitlik, barış, demokrasi ve adalet hakkını ilgilendiriyor. Kobanê Kumpas Davasında kabaca yaptığımız bir hesaplamada 16 Mayıs 2024’te 400 yılı aşkın cezalar verildi. İnsanlar yalnızca siyaset yaptıkları için, gerekçe olarak gösterilen hiçbir konuda suç unsuru bulunamayıp ne yapıldı? Konuştukları, siyaset yaptıkları için siyasetçilere 400 yılı aşkın cezalar verildi. Peki, bunca zaman sonra ortaya çıkan gerekçeli karar metninin hukukla bir ilgisi ülke adına ne yazık ki yok.”
“32 Bin Sayfa Yazıldı, Ama Hukuki Gerekçe Yok”
Doğan, davanın gerekçeli kararına ilişkin eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“15 günde yazılabilecek bir metinden bahsediyoruz, 13 ay sonra yazıldı. Bu süre boyunca yine insanların özgürlük hakları ellerinden alınmaya devam edildi. Kısıtlı bir temyiz süresi var. 32 bin 630 sayfa ortaya çıktı. Zaten hukuki gerekçe bulabilselerdi 32 bin 630 sayfaya ihtiyaç duymadan bu hukuki gerekçeyi yazarlardı. En başından beri ne diyoruz? Bu davada 42 yıl ceza alan Selahattin Demirtaş’ın savunmasından alıntıyla ifade etmek gerekirse ‘bu bir siyasi intikam davası, bu bir rövanş davası’.”
Doğan, bu davanın fikirlerin ve demokratik siyasetin yargılandığı bir süreç olduğunu, adalet duygusunun toplumda ciddi şekilde tahrip edildiğini söyledi.
“Demokratik Siyaset Hakkı Suç Değildir”
“Bu iklimi değiştirecek gelişmelere ihtiyacımız var. Evet, bunlar tek başına Kürt meselesini ya da Türkiye’nin demokrasi sorununu çözmez elbette. Ama bunlar önemli başlangıçlar. Bu tür başlangıçlar toplumda farklı duygular yaratabilir. Bu duygular da bizi daha kolay ortaklaştırabilir, toplumsal ortaklığı güçlendirebilir. Demokratik siyaset hakkı suç değildir. HDP’li olmak, DEM Parti’li olmak, ortak değerler için mücadele etmek suç değildir.”
“Komisyon Kurulmalı, Bu Konuda Mutabakat Var”
Ayşegül Doğan, Meclis’te kurulması planlanan komisyonun “özel yetkili” olması gerektiğini ve bu konuda siyasi partiler arasında mutabakat bulunduğunu belirtti:
“Bugün görüyoruz hem siyasi partilerde hem de toplumda komisyon fikrine ilişkin bir mutabakat var. Biz DEM Parti olarak bunu büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Bu konuda taslağımız hazır, pazartesi günü Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'a sunacağız. Sayın Kurtulmuş’un inisiyatif almış olması da çok önemli. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da açıklamaları var. Tüm bunlar genel bir konsensüse işaret ediyor.”
İmralı heyetinden Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın Meclis Başkanı ile yaptığı görüşmeye de değinen Doğan, silahların tümden devre dışı bırakılması için gerekli mekanizmaların geciktirilmeden devreye alınması gerektiğini vurguladı.
"Adımlar Açık, Talepler Ortada"
Doğan, demokrasiye ilişkin yapılması gereken adımları şöyle sıraladı:
“Türkiye’de demokrasinin kırıntısının kaldığı bir zaman diliminden geçiyoruz. İtiraz eden, talep yükselten, muhalefet eden, farklı düşünen, bu özgürlüğü kullanmaya çalışan herkes bir anti-demokratik uygulamayla karşı karşıya. Bu uygulamalar ortadan kalktığında, daha demokratik ve özgür bir Türkiye göreceğiz. O zaman hukuken güvence altına alınacak bir ortam da oluşur.






