Türkiye genelinde tüm hayvan pazarları ikinci bir emre kadar kapatılırken, Diyarbakır’da hayvanların yüzde 30’unun şap hastalığına yakalandığı ortaya çıktı.
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, ülke genelinde hayvan pazarlarının ikinci bir emre kadar kapatıldığını duyurdu. Hayvan Borsası’nda hayvancılıkla uğraşan Etem Türk, gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e yaptığı açıklamada, Diyarbakır'da hayvanların yaklaşık yüzde 30’unun şap hastalığına yakalandığını belirtti. Türk, hastalığın özellikle yurtdışından Türkiye pazarına getirilen angus cinsi hayvanlardan yerli türlere bulaştığını ifade etti. Bu durumun hayvancılık sektöründe büyük bir endişe yarattığını dile getiren Türk, ayrıca geçen yıl Meclis’te getirilmek istenen ancak bir milyon imzayla engellenen ‘İklim Yasası’nın hayata geçirilmemesinin tarım politikalarında yanlış uygulamalara yol açtığını kaydetti.
ET FİYATI 600 TL'YE YÜKSELECEK
Diyarbakır’da hayvanların yüzde 30’unun şap hastalığına yakalandığını ifade eden Türk, “Et fiyatı şu anda piyasada 485 lira civarında. Bugün itibarıyla 500-520 lirayı göreceği kesin. Eğer şap hastalığı devam eder ve pazarlar kapanırsa fiyatlar 550-600 liraya kadar çıkabilir. Şap hastalığında kullanılan ilaçların hayvan etinde kalıntı olarak kaldığını belirtmek isterim. Bazı ilaçlar 28 gün, bazıları 45 gün, hatta bazı kalıntılar 60 gün boyunca hayvan vücudunda kalabiliyor. Bu ilaç kalıntılarının zararlarından biri de erkek ve dişi hayvanlarda cinsel değişimlere neden olmasıdır. Bu nedenle alacağınız et kesinlikle taze olmalı ve evde en az üç gün dinlendirilmelidir. Ayrıca, eti yıkamaktan kaçınmalısınız. Çünkü et çok suda bekletildiğinde insan sağlığı açısından zararlı olabilir” dedi.

"ANGUS CİNSİ HAYVANLARI ŞAP HASTALIĞINI YAYDI"
Hayvan pazarlarının kapatılmasının arkasında iki temel nedenin olduğunu iddia eden Türk, şöyle devam etti:
"İklim Yasası ve devletin dışarıdan ithal ettiği sığır cinsi olan Anguslardır. Şu anda çiftliklerde Anguslarla dolu ve bu hayvanlar Türkiye’ye gelirken zaten şap hastalığı taşıyorlardı. Bu durum, hastalığın Türkiye’deki yerli hayvanlara bulaşmasına yol açtı. Ortada yanlış bir hayvan politikası var. Angusların getirilmesiyle yerli hayvanların değeri düşürüldü. Ancak beklenmedik bir gelişme oldu, Kurban Bayramı’nda bütün kurbanlıklar satıldı. Böylece et fiyatları yükseldi. En büyük sorun ise ‘İklim Yasası’. Eğer bu yasa Meclis’ten geçerse, artık 'organik' adı altında hiçbir şey tüketemeyeceğiz. İklim Yasası, devletler arasında kabul edilen bir düzenleme ve bu yasayla, onayı olmadan tavuk beslemek veya hayvan yetiştirmek mümkün olmayacak. Üretim engellenecek, böylece insanlar dışarıdan ithal edilen ürünlere bağımlı hale gelecek. Ayrıca bu yasa, devletin hayvan üreticileri üzerinde tam kontrol sağlamasına imkan verecek. İstenilen ilaçlar hayvanlara enjekte edilecek. İklim Yasası, ülkeleri yönetenler için önemli bir araç ve hayvan üreticilerini yönetmek için kullanılmak isteniyor. Geçen yıl, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş'ın yürüttü bir kampanyayla yaklaşık bir milyon imza toplandı ve bu imzalar sayesinde 'İklim Yasası' Meclis'ten geçmedi. Ama Türkiye’de şu an bu yasa, gizli bir şekilde Meclis’ten geçirilmek üzere. Bu durum, yerli üreticiler ve tüketiciler için ciddi bir tehdit oluşturuyor.”







