Van'da yaşayan engelli bireyler ve aileleri, yalnızca sağlık sorunlarıyla değil, yaşamın her alanında karşılarına çıkan erişilebilirlik eksiklikleri, ekonomik güçlükler ve toplumsal önyargılarla da mücadele ediyor. Kentte kaldırımların standartlara uygun olmaması, toplu taşıma araçlarında engelli rampalarının etkin kullanılmaması, kamu kurumlarında yaşanan bürokratik engeller, medikal malzemelerin yüksek maliyeti ve istihdamdaki yetersizlikler, engelli bireylerin en çok dile getirdiği sorunlar arasında yer alıyor.
"Toplu Taşımada Dışlanıyoruz, İncitici Sözlere Maruz Kalıyoruz"
Van'da nadir görülen Glutaric Aciduria Tip 1 hastalığı nedeniyle 30 ve 34 yaşlarındaki iki ortopedik engelli kızına yıllardır bakan Nuran Korkan, günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları anlattı.
Kentte özellikle toplu ulaşımın engelli bireyler için büyük bir sorun olmaya devam ettiğini söyleyen Korkan, bazı minibüs şoförlerinin engelli rampalarını kullanmadığını, araçlara binmek isterken dışlayıcı tavırlarla karşılaştıklarını ifade etti.
Korkan, kaldırımların erişilebilir olmamasının da günlük yaşamı zorlaştırdığını belirterek, zaman zaman toplum içerisinde kırıcı sözlere maruz kaldıklarını söyledi. Engelli bireylerin ücretsiz hizmetlerden yararlanmasının bazı kişiler tarafından yanlış değerlendirildiğini dile getiren Korkan, insanların kendilerine yönelik incitici ifadeler kullandığını, buna rağmen tartışmaya girmemeyi tercih ettiklerini belirtti.
"Çocuklarım Doğuştan Hasta Değildi"
Çocuklarının yaşadığı sağlık sürecini anlatan Korkan, toplumdaki önyargıların aileleri psikolojik olarak da yıprattığını ifade etti.
İnsanların zaman zaman "Anne baba ne yaptı ki çocuklar böyle oldu?" şeklinde sorular yönelttiğini söyleyen Korkan, büyük kızının üç yaşındayken ağır bir havale geçirdiğini, uzun süre yoğun bakım ve tedavi süreci yaşadığını anlattı.
Daha sonra ikinci kızında da aynı hastalığın belirtilerini fark ettiklerini belirten Korkan, bir oğlunu ise aynı hastalık nedeniyle yedi yaşında kaybettiklerini söyledi.
Çocuklarının yıllarca sıkı diyet uygulamak zorunda kaldığını ifade eden Korkan, bugün hâlâ beslenmelerini büyük bir hassasiyetle takip ettiğini belirterek, hastalığın yaşam boyu dikkat gerektirdiğini dile getirdi.
"Destek Almak Bile Büyük Mücadele"
Engelli bireylerin ihtiyaç duyduğu medikal desteklere ulaşmanın da kolay olmadığını belirten Korkan, manuel tekerlekli sandalye temin etmek için birçok kez belediyeye başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını söyledi.
İki engelli çocuğu için bakım maaşı aldığını ancak bu gelirin artan yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını ifade eden Korkan, evde sağlık hizmetlerine ulaşırken de çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını dile getirdi.
"Ehliyet Alamadığım İçin Arabamı Kullanamıyorum"
Çocukluğundan bu yana ortopedik engelli olan Hakan Sörme ise engelli bireylerin bürokratik uygulamalar nedeniyle birçok haktan fiilen yararlanamadığını söyledi.
Motorlu araç kullanabilecek durumda olduğunu belirten Sörme, ehliyet alamadığı için aracını kullanamadığını ifade ederek, bu konuda yeni düzenlemeler yapılmasını istedi.
Sörme, engelli bireylerin bağımsız yaşam sürebilmeleri için ulaşım hakkının büyük önem taşıdığını vurguladı.

"İş Bulmak Hâlâ En Büyük Sorunlardan Biri"
Engelli maaşlarının geçinmeye yetmediğini söyleyen Sörme, bu nedenle birçok engelli bireyin özel sektörde düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldığını belirtti.
Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın engelli adaylar için yeterli istihdam sağlamadığını savunan Sörme, sınava girmesine rağmen tercih yapmanın sonuç değiştirmeyeceğini düşündüğünü ifade etti.







