NeHaber
Kültür & Sanat

Bingöl’de Zazacanın Geleceği İçin Çağrı: “Ailede, Okulda, Sokakta Konuşalım”

UNESCO’nun 2009 yılında yayımladığı Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası’nda Zazaca “tehlikeye açık” diller arasında gösterildi. Aradan geçen yıllara rağmen dilin kuşaklar arası aktarımı ve günlük yaşamda kullanımı azalıyor. Bingöl’de Zazacanın ailede, okulda ve kamusal alanda yaşatılması gerektiği belirtildi.

Bingöl’de Zazacanın Geleceği İçin Çağrı: “Ailede, Okulda, Sokakta Konuşalım”
Bu haber Mizgin Tabu tarafından Ne Haber için özel olarak üretilmiştir.

BİNGÖL – Yüzyıllardır Anadolu’nun farklı bölgelerinde konuşulan Zazaca, yalnızca bir iletişim aracı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürün, sözlü tarihin ve toplumsal hafızanın da önemli unsurlarından biri. Ancak aile içinde kullanımının azalması, genç kuşaklara aktarımının zayıflaması ve kamusal alandaki görünürlüğünün sınırlı kalması, dilin geleceğine ilişkin kaygıları artırıyor.

Bingöl’de Zazacanın durumunu esnaf Zeki Tanık, Hadi Yalçın ve dil bilimci Mehmet Orman ile konuştuk.

Esnaf Zeki Tanık, Zazacanın korunmasının aile içinde başlaması gerektiğini söyledi. Çocuklarla Zazaca konuşulmasının önemine dikkat çeken Tanık, dilin şehir içerisinde ve okullarda da kullanılması gerektiğini belirtti.

Tanık, dilin kamusal alanda görünür olmasının da önemli olduğunu belirterek belediyelerin çift dilli tabela uygulamasına geçmesini önerdi. Otogar, meydan ve caddelerde çift dilli tabelaların kullanılabileceğini söyleyen Tanık, esnafın da iş yerlerinde ana dile yönelik tabelalar kullanmasının dili şehir içerisinde canlı tutacağını ifade etti.

Tanık, Dilin Korunmasına İlişkin Şunları Söyledi:

“Zazacanın korunması ve kaybolmaması için öncelikle aile içerisinde, kendi çocuklarımızla Zazaca konuşmamız gerekiyor. Şehir içerisinde bu dili konuşarak ve okullarda eğitimini vererek Zazaca ancak bu şekilde gelişebilir. Bu şehirde biz bu dili yaşatmazsak Zazacanın kaybolmasının önüne geçemeyiz. Bu nedenle dilin geliştirilmesi ve önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor.”

Ana dil eğitiminin aileden başlayarak eğitim hayatının bütün aşamalarında sürdürülmesi gerektiğini belirten Tanık, öğretmenlerin de bu doğrultuda yetiştirilmesi gerektiğini söyledi. Zaza dili ve Kurmancinin eğitim sürecinde yer alması gerektiğini ifade eden Tanık, ana dilde eğitim hakkının anayasal güvence altına alınmasını istedi.

 ‘Bingöl’de Zazaca Bir Levha Bulamazsın’

Hadi Yalçın ise Bingöl’de Zazacanın yok olmayla karşı karşıya olduğunu söyledi. Dil için yeterli çabanın gösterilmediğini savunan Yalçın, kentte Zazacanın kamusal alandaki görünürlüğünün de oldukça düşük olduğunu belirtti.

Yalçın, Bingöl’deki Durumu Şöyle Anlattı:

“Bingöl’de Zazaca bir levha bulamazsın. Bir tabela bulamazsın. Kimse dili için bir çalışma yapmıyor. Dil gitti mi, gitmedi mi bilmiyorum ama toplum hızla asimilasyona doğru gidiyor.”

Belediyelerin de Zazacanın korunmasına yönelik yeterli çalışma yürütmediğini savunan Yalçın, seçim dönemlerinde Kürtçe veya Zazaca müzik çalınmasının dışında kalıcı bir çalışma yapılmadığını söyledi.

Haber Detay - Icerik Arasi

‘Zazacanın Kısa Vadede Kaybolacağını Düşünmüyorum’

Dil bilimci Mehmet Orman ise Zazacanın uzun bir tarihsel geçmişe sahip olduğunu ve Bingöl ile bazı yörelerde konuşulduğunu söyledi. Zazacanın özellikle kırsal kesimde ve köylerde kullanıldığını belirten Orman, dilin yüzyıllardır bir halkın konuşma ve iletişim ihtiyacını karşıladığını ifade etti.

Zazacanın yazı dili olarak etkili kullanılmamasının başka dillerden kelimelerin dile daha fazla girmesine neden olduğunu belirten Orman, başta Kürtçe olmak üzere Türkçe, Arapça ve Farsçadan kelimelerin Zazacaya geçtiğini söyledi.

Zazacayı konuşan yaşlı kesimin azaldığına dikkat çeken Orman, sözlü gelenekten aktarılan Zazaca şarkı, mani ve masalların kayıt altına alınmamasının kültürel erimeye yol açtığını belirtti.

Orman, Zazacanın Geleceğine İlişkin Değerlendirmesinde İse Şu İfadeleri Kullandı:

“Zazaca konuşan kesim bu dili ailelerde konuşulduğu, atasından, dedesinden devraldığı için konuşmaktadır. Bilinçli bir kullanımla, bilinçli bir dil olayı söz konusu değil. Birçok Zaza ailede Türkçe konuşuluyor. Zazaların büyük bir kısmının çocuklarına Zazacayı öğretmek, bu dili korumak gibi bir eğilim içinde olmadığını söyleyebiliriz. Bütün risklerine rağmen ben Zazacanın kısa vadede kaybolabileceğini düşünmüyorum.”

‘Farklılıklarımız Bir Fırsat’

Zazacanın geleceğini yalnızca dilin kullanımına indirgemeyen Orman, toplumlar arasındaki iletişim ve farklılıklara yaklaşımın da önemli olduğunu söyledi.

İnsanların birbirleriyle daha fazla konuşması ve empati geliştirmesi gerektiğini belirten Orman, kültürleri, lehçeleri, dilleri ve inançları ötekileştirmeyen kapsayıcı bir demokrasi anlayışına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

“Ne kadar çok birbirimizle konuşursak, ne kadar çok birbirimizle diyalog kurarsak, iletişim kurarsak, ne kadar çok birbirimizle ilgili empati geliştirirsek farklarımızın aslında yaşadığımız coğrafyada hepimiz için, bütün insanlar için bir fırsat olduğunu görebiliriz.”

Orman, farklılıkları kapsayan bir anlayışın bütün toplumların bir arada yaşamasına katkı sunacağını belirterek, “İnancı ne olursa olsun, dili ne olursa olsun, kültürü ne olursa olsun, cinsiyeti ne olursa olsun bütün insanları Kapsayıcı Demokrasi içinde huzur içinde yaşatmak mümkündür” dedi.

Yorumlar

Yorum yapmak icin Giriş Yap veya Kayıt Ol.

Ne Haber Ajansı uygulamasını indirin

Son dakika bildirimleri ve kişiselleştirilmiş haber akışı ile haberlere anında ulaşın.

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir