Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında Abdullah Öcalan ile ilgili yaptığı çağrının perde arkasını Siyaset Bilimci Doç. Dr. Mahir Özhan Ne Haber için yorumladı. Özhan, “Herhangi birinin konuşması değil. Konuşan Devlet Bahçeli olunca çok daha ciddiye alındı. Bu yüzden fırtınalar koptu. İnsanlar o gün, ‘Bugün kıyamet kopmasa herhalde bir daha kopmaz’ demeye getirdi” dedi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında PKK Lideri Abdullah Öcalan’a “Şayet terörist başının tecriti kaldırılırsa, gelsin DEM Parti grup toplantısında konuşsun, terörün bittiğini, örgütün lağvedildiğini ilan etsin.” çağrısında bulundu. Yapılan çağrı sonrası yeni bir çözüm sürecinin başlayıp başlamayacağı konuşuluyor.
“Çözüm süreci kavramını kullanmak için çok erken” diyen Özhan, “Olası bir bölgesel atışma öncesi Türkiye içerisinde herhangi bir çatışma sürecinin yaşanmaması iç barışın dağlanması adına bir takım adımların atılması gerektiğine inanılmış ve bununla ilgili icraatlar devreye sokulmuş” dedi.
Özhan, barışın sağlanması durumunda etnik ayrım yapmaksızın herkes için çok büyük bir kazanım olacağı ve büyük umutların yeşermesine tekrar zemin hazırlayacağını ifade etti.
“Bölgesel Bir Çatışma Olasılığı Ön Plana Çıktı”
Olası bir bölgesel savaş öncesi Türkiye’nin safları sıklaştırdığını belirten Özhan, “Bölge İsrail’in hem Gazze’ye hem Lübnan’a yaptığı saldırılar neticesinde kaynak durumda. İran denklemi de çok önemli. Devlet şu zamana kadar bölgesel bir çatışmanın olacağına ihtimal vermedi ama ilk defa çok ciddiye alındı. Bölgesel bir çatışmanın olma olasılığı hiç olmadığı kadar ön plana çıkmaya başladı. Bölgesel savaşın çıkması, bölgesel savaşın bir dünya savaşına dönüşme ihtimaline karşı Türkiye kendi iç dizaynını yapmak zorunda” ifadelerini kullandı.
“Silahı Elinde Tutan Siyaseti Dizayn Etme Gücüne Sahip Olabiliyor”
Sürecin Öcalan, üzerinden ilerleyeceğini söyleyen Özhan, şu cümleleri kullandı:
“HDP’in Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı kapsayan bir açıklama değil. Bunların devre dışı kalacağı, görüşmelerin daha çok Öcalan’ın nezdinde yapılacağı okunabilir. Silah bir realitedir. Ve silahı elinde tutan siyaseti dizayn etme gücüne sahip olabiliyor. İşin çatışma boyutunun sona erdirilmesi, silahların lağvedilmesi, silahlı çatışmanın bitirilmesi politik alanla ilgili değil. Burada son sözü söyleyecek kişi ne Demirtaş’tır ne DEM Parti’dir. Son sözü söyleme gücü hala örgütün kurucusu olan Öcalan’dadır.”






