Türkiye’de doğurganlık oranının düşmesi üzerine 2025 “Aile Yılı” ilan edilirken, çocuk sahibi olamayan ailelere tüp bebekte destek verilmemesi tezatlık oluşturuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamada aile yapısının önemine dikkat çekmek amacıyla 2025 yılını ‘Aile yılı’ olarak ilan ettiğini açıkladı. Erdoğan ayrıca “En az üç çocuk” vurgusu yaparak, Türkiye’de yer yıl düşen doğurganlık oranına dikkat çekti.
Ankara’nın bu adımı karşısında sağlıkta kadın doğum ile ilgili sorunlar ve eksiklikler devam ediyor. Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Kadın Doğum Uzmanı Doç. Dr. Yunus Çavuş, kadınlarda ciddi risk teşkil eden ve yaygın olan rahim kanseri tehlikesine dikkat çekti. Kadınların muayene gelmekten çekindiğine vurgu yapan Çavuş, “Rahim ağzı kanser taraması çok basit olarak tespit edilebilir ve tedavi edilebilir. Küçük bir cam testle tespit edilebiliyor. Bunun dışında aşıyla korunabilen kanserlerin başında geliyor. Aşıyla korunabilen rahim ağzı tek kanserdir. Ancak, kadınların muayene olması konusunda sıkıntıları var” dedi. betexper
Evdeki Doğumlar Risk Oluşturuyor
Toplumda halen ev doğumlarının gerçekleştiğini ifade eden Çavuş, “Özellikle bölgemizde hem bebek, hem de anne açısından bu durum risk teşkil ediyor. Ülkemizde ciddi anlamda düşüş olsa da anne ölüm oranı hala yüksek. Ev doğumlarında ilk müdahalenin yanış yapılması, sterilize bir ortam olmaması, doğum sonrası ciddi kanamalar, hem anne hem bebek açısından ciddi riskler oluşturuyor.
Avrupa’da da ev doğumları gerçekleştiriliyor, ancak profesyonellerin eşliğinde yapılıyor. Türkiye’de ise köy ebesi ya da bir sağlık yardımcısı eşliğinde doğumlar yapıldığını duyuyoruz. Ayrıca, gebe takipleri de sıkıntılı oluyor. Eskiden olan saha çalışması kısmen azaldı. Ebelik eğitiminin de ülkemizde geri kalmış olması gebe takipliğini etkiliyor” diye konuştu.







