UNESCO tarafından kaybolmaya yüz tutmuş diller arasında gösterilen Zazaca, genç kuşaklar arasında hızla unutuluyor. Diyarbakırlı gazeteci Enver Yılmaz, tamamı Zazaca içerik sunan ilk dijital medya platformu Zazaki News ile bu gidişata karşı duruyor.
Zazaca, Türkiye’nin doğusunda yaşayan geniş bir topluluk tarafından konuşulan bir dil. Bu dil, Türkiye’nin doğusu dışında Avrupa’nın pek çok ülkesinde de konuşuluyor. Zazaca, UNESCO’nun 2008’de yayınladığı rapora göre, Türkiye’de kaybolmaya yüz tutmuş 18 dil arasında yer alıyor.
Sosyal-Siyasal Alan Araştırmaları Merkezi’nin 22 ilde 1285 katılımcıyla gerçekleştirdiği kapsamlı araştırmaya göre, Türkiye’de Kürtçe ve Zazaca konuşma oranı büyük ölçüde azalıyor. Genç kuşaklar arasında ana dile yönelim hızla düşerken, her 4 çocuktan 3’ünün evde Türkçe konuştuğu gözlemleniyor.
Türkiye’de son yüz yıldır uygulanan tek dil politikası, şehirleşmenin hızlanması, eğitimin yalnızca Türkçe verilmesi ve Zazaca yayınların neredeyse tamamen yok oluşu, bu dilin konuşulmasında ciddi bir gerilemeye yol açıyor.
Dilin kaybolmaya yüz tutmuş olması sahiplenme duygusunu geliştiriyor. Yaklaşık 15 yıldır gazetecilik yapan ve Diyarbakırlı bir Zaza olan Enver Yılmaz da Zazaca haberler ve podcastler üreterek diline sahip çıkıyor ve yayınlaştırıyor. “Ben gazetecilik hayatıma kendi anadilimle başladım. Bugüne kadar da kendi anadilimde gazetecilik yapmaya çalışıyorum” diyen Yılmaz’a, Zazaki News’in hikâyesini sorduk.

Fotoğraf: NewsLab Turkey “Bu Yok Oluşun Karşısında Durmak İstiyorum”
Zazaca yayınlara karşı yaşanan baskılardan söz eden Yılmaz, şunları söylüyor:
“Beni gazeteciliğe yönelten asıl neden, bu yok oluşun karşısında durma isteğim oldu. 2010 yılından bu yana Zazaca içerikler üretiyorum. Ancak 2016 yılında ilan edilen OHAL sürecinde Zazaca yayın yapan televizyon kanalımız kapatıldı. Ardından pandemiyle birlikte özel sektörde çalışmak zorunda kaldım. Bu süreçte, Zazaca içeriklerin neredeyse tamamen ortadan kalktığını ve dili konuşan insan sayısının azaldığını gözlemledim.”
Zazaca yayınların gerektiği değeri görmediğini aktaran Vate Yayınları Kurucusu Deniz Gündüz, “Kürt siyasal hareketi Kurmanccaya gösterdiği özeni maalesef Zazacaya göstermemekte. Bu hareketin bünyesinde birçok Kurmancca televizyon, gazete, yayın ve tiyatro olduğu halde Zazaca hemen hemen yok denecek derecede. Zazaların bu harekete katılım oranları göz önünde tutulursa eşit olmayan bir tutumun varlığı hemen göze çarpar. Bu konuda son yıllarda bir farkındalık oluşmakta ancak birçok Kurmancca televizyon olmasına rağmen hâlâ Zazaca bir televizyon yok” diyor.
“Keşke Zazaca Bir Dil Değil de Bir İnsan Olsaydı da Konuşabilseydi...”
Zazacanın görmezden gelindiğini belirten Yılmaz, “Devlet, bugüne kadar Zazacayı sürekli görmezden geldi. Masum edebiyat ve yayıncılık faaliyetleri dahi zaman zaman ‘terör’ faaliyeti gibi yaftalandı. Bazen içimden geçiyor, keşke Zazaca bir dil değil de bir insan olsaydı da konuşabilseydi... Çünkü bu dili konuşan insanlar çok kötü muamelelere maruz kaldı” diyor.
“Hâlâ Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya”
Kırılan asimilasyon politikalarına rağmen dilin hâlâ yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Yılmaz, “Yine de uzun ve zorlu mücadelelerin ardından bu asimilasyon politikaları kısmen kırıldı. Zazalar dili terk etmedi ve Avrupa’dan esen demokrasi rüzgârı Türkiye üzerinde de dönüştürücü bir etki yarattı. Fakat tüm bu gelişmelere rağmen Zazaca hâlâ yok olma tehlikesiyle karşı karşıya” ifadelerini kullanıyor.
Zazaca’nın karşılaştığı asimilasyon politikasıyla ilgili Deniz Gündüz de şunları söyledi:
“Zazaları yaşadıkları sorunlar konusunda dil meselesi üzerinden bir ayrıma tabi tutabiliriz. Türkiye’deki Kürtler Kurmancca ve Zazaca konuşanlar olarak ikiye ayrılıyor. Asimilasyon politikalarından geçmişten bugüne her ikisi de nasibini aldı ancak Zazacayı özel kılan durum, Zazacanın bir tek Türkiye’de konuşuluyor olması ve ayrıca Zazaca konuşulan bölgelerin Türkçe konuşan bölgelerle sınırdaş olmasıdır. Dolayısıyla Zazaca asimilasyon politikalarından daha çok etkilenmiştir. Türkiye’de Kurmancca erise de Suriye’de, Ermenistan’da, Irak ve İran’da yaşayabiliyor ancak Zazaca yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.”
“Tanınmayan Dil”
Zazacanın dezavantajlı bir konumda olduğuna değinen Yılmaz, “Devletin herhangi bir yapısal desteği yok. Örneğin Basın İlan Kurumu, Zazaki News dahil hiçbir Kürtçe yayına finansal destek sunmuyor. Bu konuda adımlar attık. Ancak Google’ın tekelleşmiş yapısı, dezavantajlı diller için ciddi bir engel oluşturuyor. Google News başvurumuz reddedildi. Reklam başvurularımız da ‘tanınmayan dil’ gerekçesiyle geri çevrildi. Google’ın kazancı esas alan politikalarıyla baş etmek çok zor. Artık bu alanda enerji harcamıyoruz. Eğitim sisteminde Zazaca hâlâ öğretim dili değil. Pazarda bu dili konuşanlar konuşmaktan vazgeçti. Şehirlerde Türkçe öğrenen çocuklar, köylere gidip yaşlılarımızı dahi asimile etti. Bu gidişle 40–50 yıl içinde Zazaca yok olabilir” diyor.
“Kürtçe Artık Kürtler Arasında Dahi Prestiji En Düşük Dildir”
Dilin otoasimilasyona uğradığını aktaran Deniz Gündüz ise, “Zazaca dezavantajlı bir durumda. Ayrıca buna dezavantaj mı denir bilmiyorum. Sonuçta bir asır boyunca devlet gibi güçlü bir organizasyonun yok etmeye çalıştığı bir dilden bahsediyoruz. Dezavantajdan çok dil kırımı gibi terimler Kürtçenin durumunu daha iyi açıklar bence. Kürtçeye yönelik kırım politikalarının günümüzde vardığı aşama dehşet vericidir. Kürtçe artık Kürtler arasında dahi prestiji en düşük dildir. Bu noktada bir otoasimilasyon aşamasından bahsedebiliriz. Evet bir Kürt uyanışı var, varlık mücadelesi ve inşası var ama ne yazık ki tüm bu süreçler Kürt siyasal eliti tarafından Türkçe olarak yürütülmekte. Bu siyasal elit Kürtlerin geleceğini tayin etmekte ve Kürt modernizasyonu konusunda önemli gelişmelere imza atmakta ancak tüm bu işleri Türkçe olarak yapmaktadır. İlkokuldan üniversiteye Kürtçe eğitiminin konuşulduğu bu günlerde, asıl mücadele dışa karşı yani devlete karşı değil, içeriye karşı yani Kürt halkının otoasimilasyon sürecine giren kesimleriyle olacağını düşünüyorum” diyor.
Medyayla Zazacaya nefes olmak
Zazaca yayınların çok az olduğunu da belirten Yılmaz, Zazaca açısından 2000’li yılların edebiyat açısından altın dönem olduğunu, ancak bugün ciddi bir duraklama yaşandığını söylüyor. 2024 yılında sadece 10 kitap yayımlandığı bilgisini aktaran Yılmaz, “Zazaki News olarak yayımlanan her kitabı, dergiyi ve edebi çalışmayı takip ediyor; haberleştiriyor ve tanıtımına destek oluyoruz.” diyor.
Zazacanın yok olması tehdidini her geçen gün daha yakıcı olarak hissetmesi, Enver Yılmaz’ı medya yoluyla Zazacayı canlandırma çabasına yöneltmiş.
Zazaki News’in kuruluşu ve büyümesi: NewsLab Türkiye Süreci
Yılmaz, daha önce ana gövdesi Türkçe ve Kurmancca olan kuruluşlarda Zazaca içerikler üretti. Yılmaz, 2023 yılında NewsLab Türkiye’nin Kuluçka programına katılarak ara yüzü ve içeriklerin tamamının Zazaca olduğu Zazaki News’i kurdu.
İçeriklerin tamamının Zazaca olduğu bir mecra kurmanın daha etkili olacağı düşüncesiyle hareket ettiğini söyleyen Yılmaz, 2023 yılında NewsLab Türkiye’nin Kuluçka programına katıldığı süreci anlatıyor:
“Bir hafta İstanbul’da eğitim aldım. Buradaki amacım arayüzü tamamen Zazaca olan web sitesi kurmaktı. Dijital medyayı biraz daha öğrenmek gerekiyordu. Yeni nesil gazetecilik dediğimiz pozisyonda bu işi yapmak gerekiyordu. O açıdan kuluçka programının bize çok ciddi katkıları oldu.”

“İlk ve Tek…”
Yılmaz, “Arayüzü Zazaca olan günlük haber, podcast, video haber içerikleri üreten ilk ve tek Zazaca platformu kurduk” diyor.
Merkezi Diyarbakır olan Zazaki News, haber, video haber ve podcast içerikleri yayınlıyor. Kuruluş, web sitesinin yanı sıra Instagram, Facebook, X, YouTube, TikTok ve Spotify ile 10 binlik bir kitleye ulaşıyor.






