Siirt şehir merkezinde halihazırda bir kale bulunmamaktadır. Peki, tarihi süreç içerisinde Siirt şehir merkezine ait hiçbir kale olmamış mıdır? Diyarbakır, Bitlis, Mardin, Van gibi civar kentlerde devasa ve görkemli tarihi kaleler mevcut iken Siirt şehir merkezinde herhangi bir kale izine rastlamamak doğrusu ilginçtir.
Eski çağlardan bu yana insanlar kendi canlarını ve sahip oldukları malları koruma maksadıyla çeşitli tedbirler almışlardır. Bu tedbirlerin başında, yerleşim merkezlerinin korunma amacıyla çevrilmesi gelmektedir.-Ki tarihi süreç içerisinde kale, sur gibi koruyucu yapılarda böylece ortaya çıkmıştır. Bilindiği üzere Siirt eski ve tarihi bir şehirdir. Ancak şu an Siirt şehir merkezinde ne bir kaleden ne de bir kale kalıntısından söz edilebilir.
Bunun nedeni bir iddiaya göre Siirt şehrinin kimse tarafından rahatsız edilmemesinden ileri gelmektedir. Kanal 56’nın yaklaşık iki yıl önceki “Sohbet Özel” adlı programında, Siirtli araştırmacı yazar Tecelli Sırma tarafından öne sürülen bu iddiaya göre, Siirt şehri bir üretim ve sanat merkezidir. Bu duruma binaen, Siirt’e saldırmak ve şehri yağmalamak kimsenin aklına gelmemiştir. Bu yüzden de Siirt şehri rahatsız edilmemiş ve böylece bir kale ya da sura ihtiyaç doğmamıştır. Fakat Sırma tarafından ortaya konan bu tez pek de ikna edici ve tatminkar bir nitelik taşımamaktadır.
Nitekim Siirtli tarihçi Bekir Sami Seçkin’in “Başlangıçtan Günümüze Siirt Tarihi” adlı kitabına göre, Siirt şehrinde tarihi bir kalenin varlığı bilinmektedir. Seçkin’in aktardığı bilgilere göre, 10. Yüzyılda yaşamış coğrafyacı İstahri, 15. Yüzyılda yaşamış tarihçi Şeref Han ve 19. yüzyılda yaşamış ansiklopedist Şemsettin Sami gibi isimler Siirt şehrinde tarihi bir kalenin varlığından söz etmişlerdir. Ayrıca 1767 tarihli “Siirt kalesi savunucularının maaşlarına dair” özetli bir Osmanlı arşiv belgesi de bunu net bir şekilde doğrulamaktadır. Bu çerçevede Siirt’te eskiden bir kalenin olma durumu kesinlik kazanır. Öte yandan bilinmeyen bir sebeple bugün bu kalenin izine hiçbir şekilde rastlanamamaktadır.
Her ne kadar bu tarihi kalenin günümüzde bilinen bir izi yoksa da şehri görmesi ve yüksek bir yerde olması hasebiyle Siirt Bayrak tepenin bulunduğu askeri bölge civarında olabileceği tahmini ileri sürülebilir. Bu çerçevede arzu edilirse bu gibi bilgiler ışığında bazı araştırmalarda bulunulabilir. Diğer taraftan Siirt adına çok daha acil tarihi-kültürel mevzular vardır. Bugün Siirt’in Ayn Salip Çeşmesi, Breke Çeşmesi, eski Cas evleri gibi birçok tarihi yapısı büyük oranda yıkılıp ve neredeyse tamamen yok olmaya başlamıştır. Bu minvalde ara ara Siirt Üniversitesi’nden Doç. Dr. Şerif Demir tarafından Siirt’in tarihi mahallelerinin kentsel dönüşüm yerine asıllarına uygun olarak restore edilmesi yönünde bir teklif dile getirilmektedir. Yani Mardin’in 1. Cadde’sine benzer şekilde büyük çaplı restorasyonlarda bulunarak ya da en azından yok olmaya yüz tutmuş bazı eserler restore edilerek hem tarihi hem de turistik açıdan önemli kazanımlar bu şekilde elde edilebilir.
Aksi takdirde Siirt merkezinde yakın gelecekte tarih adına Ulu Cami dışında pek bir esere ulaşılamayacaktır….