Gayrimenkul Danışmanı Doğan Güneş, ekonomik şartlar dikkate alındığında kira fiyatların yüksek olmadığını fakat alım gücünün düşük olması nedeniyle vatandaşın zorlandığını belirtiyor.
Asgari ücretle çalışan vatandaş, maaşının yüzde ellisinden fazlasını ev kirasına vermek zorunda kalıyor. Bu durum ekonomik olarak vatandaşı zorluyor. Gayrimenkul Danışmanı Doğan Güneş, bu durumu şöyle yorumluyor:
“Emlak sektörü çok böyle iç açıcı değil bizim açımızdan buradan bakınca. Vatandaşı da dinliyoruz vatandaş da sürekli şikayetçi. Maliyet hesaplaması yaptığınızda işte diğer girdiler çıktılar. Bunları hesapladığımızda aslında fiyatlar yüksek değil ama buradaki şikayet alım gücüyle alakalı.”

Asgari ücretlinin ev kiralarını karşılamakta zorlandığını ifade eden Güneş, “Siirt gibi bir yerde 22.000 TL eğer bir maaş alıyorsa 12.000 TL 13.000 TL kira ödüyorsa bu %50’si demek nereden bakarsanız. %50’den fazla kira ödeyen insanlar var asgari ücrete oranla. Buradan baktığınızda evet ama diğer türlü mesela memurumuz var, başka iş yapan insanlarımız var” diyor.
Güneş, alım gücüne dikkat çekerek “Bugün Siirt şartlarında ortalamaya baktığınızda kiralar çok pahalı değil aslında. Simdi alım gücü ile alakalı bir şey. Benim alım gücüm 30.000 TL 35.000 TL olabilseydi, alım gücü daha yüksek olsaydı o zaman insanlar şikayet etmeyecekti” ifadelerini kullanıyor.
Önümüzdeki Yaz Fiyatlar Yükselecek
Önümüzdeki yaz kira fiyatlarında ciddi yükseliş beklediklerini söyleyen Güneş, “Her yaz normal şartlarda tayin dönemi olduğundan dolayı kiralar yükselir ama mesela geçen sene ocak, şubat, mart aylarında olan zamlar bu seneye geldiğimizde aynı döneme aynı oranlarda zam yapılmadı çünkü aynı şekilde enflasyon olmadı. Asgari ücrete gelen zam, kiraların çok fazla yükselmesine sebep olmadı ama önümüzdeki yaz gerçekten yükseleceğini düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.
Arz talep dengesiyle ilgili de konuşan Güneş, “Arz olursa talep de ona göre olur. Şimdi tek şekilde arzı oluşturamayız. Atıyorum ben bir bina yapacağım müteahhit olarak maliyetler belli. O yüksek maliyetlerin üzerine bir de kar marjı koymam lazım. Kar marjından sonra çıkan satış tutarını insanlar karşılayamıyor. Aldığı zaman da güzel bir kira beklentisi oluyor” diyor.

“Bizim Öncelikle Evleri Pasif Gelirden Çıkarmamız Lazım”
Evlere bir yatırım aracı değil barınma ihtiyacı olarak bakılması gerektiğini vurgulayan Güneş, şunları söylüyor:
“Pasif gelir durumu var. Bizim öncelikle evleri pasif gelirden çıkarmamız lazım. Temel sorunumuz bu. Onu da çıkarırsak pasif gelirden insanlar evlere yatırım aracı olarak değil barınma ihtiyacı olarak baktığında biz bu sorunu kökten çözmüş olacağız.”
Güneş, ev fiyatlarının yükselmesinin nedenlerinden birini şu cümlelerle aktarıyor:
“Bir ev almışsın ömründe. O evden de bir kira beklentin oluyor. Başka bir şeyin yok senin bir evin var onu da mesela benimseyip atıyorum 1 milyona almışsındır, bir 1.300.000 istiyorsun. Kimse 1 milyonu alıp 950.000 TL’ye vermez. Herkes 200.000 TL, 300.000 TL üstüne koyarak gitmeye çalışır. Bu da fiyatları yükseltiyor.”
Güneş, dolar kurunun ev fiyatlarına yansımasını şöyle değerlendiriyor:
“Son bir yıldır, iki yıldır dolar yatay seviyede yükseliyor, ciddi yükselişler veya düşüşler olmadı. Bu da bizi mutlu ediyor. Bu olunca piyasa kendini belirleyebiliyor. Dolar ve Euro’nun düşük olması tabii ki talebi olumlu yönde etkileyecektir çünkü bu da inşaat malzemelerini yansıyor.”